Soykırım Silahı (III)

Ne çok nasihat edenimiz var...Economist bu haftaki yazısında demiş ki: “Türkler soykırım kelimesi üzerinde tartışmaktansa Ermeniler ile ilişkilerini düzeltmeli!”“Soykırım” sözcüğü...

Ne çok nasihat edenimiz var...
Economist bu haftaki yazısında demiş ki: “Türkler soykırım kelimesi üzerinde tartışmaktansa Ermeniler ile ilişkilerini düzeltmeli!”
“Soykırım” sözcüğü sanki ufak bir ayrıntıymış; “soykırım”dan bağımsız “Ermenilerle ilişkiler” ele alınabilirmiş gibi...
Paradigma bu denli basit olsaydı herhalde biz de “ilişkileri düzeltmek” yönünde arpa boyu ilerlerdik.
Sorun bizatihi zaten “soykırım” sözcüğünün her şeyin üstüne çıkması ve “Ermeni” dendiğinde başka hiçbir şey düşünülemez olması değil mi?

Adım adım araçsallaştırılıyor
“Soykırım” ifadesinin Ermeni sorununda her şeyi nasıl ipotek altına aldığına dair gayet zihin açıcı bir yazı okudum geçende.
Foreign Affairs’de bu yıl başında çıkan yazı Thomas de Waal imzasını taşıyor.
“Soykırım”ın “s”sinden ilhamla “S-Sözcük” (İngilizcede “genocide”a atfen “G-Word”) başlığını taşıyan ve ikinci başlık olarak da “Ermeni katliamı ve soykırım politikası” ifadesini kullanan yazı, tarihi olgu olan “katliam” ile tarihin istismarına dayanan “soykırım siyaseti” arasına, ilk satırdan ayrım koyuyor.
“Katliam” başka, “Soykırım siyaseti” başka gibisine...
Waal’in yazısı, Ermenilerin ayrı bir olgu olan “soykırım siyasetini”, 20. yüzyılın ikinci yarısında nasıl inşa ettiklerini anlatıyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Dünyanın en tehlikeli adamı 25 Haziran 2020 | 305 Okunma Karantinadan çıkamadım... 21 Haziran 2020 | 53 Okunma Koronayla dans 18 Haziran 2020 | 126 Okunma Hortlayan sömürgecilik tarihinin hayaleti 14 Haziran 2020 | 50 Okunma Floyd beyaz atlarıyla gitti 11 Haziran 2020 | 74 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar