İnsanları kâfir diye nitelemeyin
Bildiğiniz gibi; iman herhangi bir şeyi yürekten kabul edip dille bunu ilan etmektir. Bir Müslüman için de iman, yüce Allah'ın birliğine ve Hz. Muhammed'in son elçi olduğuna inanıp dini emirlerin doğruluğunu kabul etmektir....
Bildiğiniz gibi; iman herhangi bir şeyi yürekten kabul edip dille bunu ilan etmektir. Bir Müslüman için de iman, yüce Allah'ın birliğine ve Hz. Muhammed'in son elçi olduğuna inanıp dini emirlerin doğruluğunu kabul etmektir. Klasik anlamda imanın 6 şartını ve Kuran-ı Kerim ile sahih hadislerdeki bütün emir ve yasakları, hatta Kuran'daki her bilgiyi doğru kabul etmektir.
Müslüman olan kişi, yüce Kitap'taki ve sevgili Peygamberimizin söylediği kesin olan her emir ve yasağı kabul eder. İmanda pazarlık olmaz. "Şu Kuran ayeti bana göre doğru değil, eksiktir, çağa uymaz" gibi ifadeler zaten kişiyi İslam'ın dışına taşır. Dilerim hiçbir Müslüman böyle bir durumla karşılaşmaz.
İMAN-AMEL İLİŞKİSİ
İmanda tereddüt olmaz. "Hz. Musa peygamber değildir? Namaz farz değildir? Ahiret yoktur? Kişi günahlarından sorulmayacak?" gibi inanılması gereken temel konuların herhangi birini inkâr eden dinden çıkar. İman edilecek hususlar parçalanmaz. İhmal edilmez, kabul edilir.
Elbette bu konuların hikmeti araştırılabilir. Konuşulabilir. Kalbin mutmain olması için sorgulanabilir de. Ancak bu sorgulama; imansızlığa bahane bulmak için değil doğru olana teslim olmak...