"Derin devlet" yokmuş, dağılalım

İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülen Ergenekon davasında, bu kez tüm sanıklar "silahlı örgüt kurmak, yönetmek, üyelik, yardım ve yataklık" suçlarından beraat etti.

Mahkeme, “Ergenekon yoktur” demiyordu, sunulan delillerin örgütün tespit edilmesine yetecek güçte olmadığı ileri sürülüyordu. Söz konusu olan bir “vardır” ya da “yoktur” hükmü mevcut değildi. Örgütün tespit edilemediği vurgulanıyordu. 

Birçok kişi tespit edilemeyen bir terör örgütüne üye olmakla suçlandığı için zarar gördü. Aileler mahvoldu, insanlar intihar etti. Bunun sorumlusu da bu davaları çarpıtan FETÖ’dür. Ancak koskoca bir toplumun bu davaların bir şeyi çözeceği umuduna kapılması sadece FETÖ’nün olağanüstü kandırma marifetiyle açıklanamaz. Böyle olması için bu ülkenin ve devletin tarihinde “derin devlet” gibi bir tecrübe olmaması gerekir. Ancak biliyoruz ki, var. Sadece tek bir yılın, 1993 yılının çetelesine şöyle bir bakmak bile olduğunu görmeye yeter. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
15 Temmuz 2019'un ardından: Neler değişti, neler aynı kaldı? 19 Temmuz 2019 | 3.429 Okunma Derin devlet vardı, hatta fiilen "devlet" haline gelmişti 14 Temmuz 2019 | 3.046 Okunma Ali Babacan ve "beyaz sayfa" 10 Temmuz 2019 | 5.512 Okunma "Derin devlet" yokmuş, dağılalım 06 Temmuz 2019 | 4.097 Okunma Alınmayan dersler antolojisi 29 Haziran 2019 | 117 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar 1 yorum