BM Genel Kurulu, iki lider iki mesaj

Birleşmiş Milletler’in 73. Genel Kurul görüşmeleri ilginç bir zıtlığa sahne oldu.  Erdoğan, Birleşmiş Milletler’i insanlığın adalet beklentisinin sözcüsü ve uygulayıcısı...

Birleşmiş Milletler’in 73. Genel Kurul görüşmeleri ilginç bir zıtlığa sahne oldu. 

Erdoğan, Birleşmiş Milletler’i insanlığın adalet beklentisinin sözcüsü ve uygulayıcısı olma rolüne çağırırdı. Afrika dedi, Somali dedi, açlığa dikkat çekti; kaosa zemin hazırlayan terör oluşumlarına destek vermenin bedeli konusunda uyardı. BM’nin temsil düzeyi daha yüksek bir kuruluş olması gereğine vurgu yaptı. Ve şu ifadeleri kullandı: “Dünyanın her yerinde asgari bir huzur ve refah düzeyi oluşturamazsak, hiç kimsenin kendi sınırları içinde güvenle yaşamayı sürdüremeyeceğini bilmeliyiz."

Cümlenin içerdiği uyarı gayet açık: Kurduğun düzen zulme, umursamazlığa, benmerkezciliğe ya da etnosantrizme borçlu ise, o düzen sana da yuva olmaz. 

Erdoğan BM’yi ‘insanlık’ adına küresel bir adalet ve fedakarlık bilincine/vizyonuna davet etmeye çalışırken Trump ne yaptı dersiniz?

BMGK’nın en etkin ülkelerinden biri olan ABD’nin başkanı Trump…

Kürsüye çıktı ve “Kusura bakmayın, dünya bir yana, ABD bir yana” mesajı verdi.

Son derece dar, sadece ABD’nin egemenlik haklarının korunmasına dayalı, ABD devletinin ticari menfaatlerinin garanti altına alınmasıyla övünen, serbest ticaret antlaşmalarını aşağılayan ve başka ülkelere ‘yağmacı’ muamelesi yapan bir konuşmaydı yaptığı.

BUSH’UN O ÜNLÜ MEYDAN OKUMASI GELDİ AKILLARA…

George W. Bush’un çok eleştirilen tehdit gibi teklifini; yani “Ya bizimlesiniz ya da teröristlerle berabersiniz” meydan okumasını andıran bir tını vardı Trump’ın diskurunda.

Bush’un aşırılığında 11 Eylül gibi devasa bir trajedi karşısında öfkenin kaçınılmazlığı gibi bir mazeretin etkisi vardı hiç değilse. Trump’a ne oluyordu?

Trump’ın mazereti yoktu. Kimse kusura bakmasın “Dış ticaret açığımız deve kadar olmuş, bizi söğüşlemişsiniz adiler” ithamı dışında hiçbir mazereti yok.

Dahası ‘teklif’ gibi görünen cümlelerinde bile, teklif yoktu, sadece ‘ileti’ vardı.

O da aşağı yukarı şöyle bir şeydi: “Bizimle olsanız da, bizimle olmasanız da, ‘biz’ biziz ve siz, ‘siz’ olarak kalacaksınız. Küresel, herkes için iyi olabilecek ideal bir ortak vizyonun, niyetin ve planın olabileceğine inanmıyoruz. Öyle bir plan varsa bile pahalıdır, bizden size artık bir kuruş çalışmaz”

Küreselleşme doktrinini açıkça reddeden Trump, adına ‘Amerikan Rüyası’ denilen şirketin zararlı-yararlı tüm varlıkları adına konkordato ilan etti dün.

YAZININ DEVAMI
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Söz konusu gıda ise görüntü teferruattır 15 Şubat 2019 | 5.628 Okunma Binali Yıldırım'dan 'pozitif kampanya' mesajı: "Sadece İstanbul konuşacağım" 12 Şubat 2019 | 4.659 Okunma Zeybekci: 31 Mart gecesi en çok konuşulan kent İzmir olacak 09 Şubat 2019 | 6.374 Okunma Bu feryad bülbül sesi mi? 04 Şubat 2019 | 7.715 Okunma Yeni milli meselemiz "Maduro" 01 Şubat 2019 | 5.279 Okunma
TÜM YAZILARI