İyi hâl kâğıdı

Din İşleri Yüksek Kurulu’nun TOKİ ve ev kredisiyle ilgili fetvası üzerine geçen hafta bu köşede yayımlanan “Diyanet, TOKİ, faiz” başlıklı yazımız ve yine aynı konuyla ilgili bir televizyon...

Din İşleri Yüksek Kurulu’nun TOKİ ve ev kredisiyle ilgili fetvası üzerine geçen hafta bu köşede yayımlanan “Diyanet, TOKİ, faiz” başlıklı yazımız ve yine aynı konuyla ilgili bir televizyon programındaki konuşmamız vesile kılınarak yeni bir linç kampanyasının hedefine oturtulmuş durumdayız. Bu yeni kampanya, “Kur’an günümüze yazılı metin olarak gelmeseydi. . . ” diye başlayan bir ifademin önü-arkası kesilerek sosyal medyaya servis edilmesi ve ardından müslüman mahallesinden birilerinin harekete geçip “Falanca, Kur’an yazılı metin olarak günümüze gelmeseydi daha iyi olurdu, dedi. ” başlıklı linç kampanyasını hayata geçirmesi şeklinde cereyan ediyor. 15 Ocak 2016 tarihinde Hadis Meclisi’nin davetlisi olarak Ankara İlahiyat Fakültesi’nde yaptığım “Sünnet’in Ehemmiyet ve Evleviyeti” konulu birkaç saatlik konuşmamın içerisinden yanlış anlaşılmaya müsait bir-iki dakikalık fragmanı kesip sosyal medyada servis edenler, kendilerini “ateist” diye tanımlayan bir grup. . . Kanımca bu grubun insanlık soruşturmasından iyi hal kâğıdı alması pek mümkün değil.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İnsanlık ailesinin musibetle imtihanı 28 Mart 2020 | 640 Okunma Bunca ilgi ve alakaya kayıtsız kalamazdı 22 Şubat 2020 | 1.935 Okunma Kıymet ‘nedret’e, kıymetsizlik ‘vefret’e 15 Şubat 2020 | 479 Okunma Karakter aşınması ve gözün vicdanı 08 Şubat 2020 | 415 Okunma Öyle miymiş? 01 Şubat 2020 | 2.298 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar