Dinî düşünce alanında ‘laçkalaşmış’ bir

Günümüz Türkiye’sinde herhangi bir dinî meselenin konuşulup tartışılmasında karşımıza çıkan ve doğru olduğuna kesin inanılmış bir görüşün çoğu zaman makbullük referansı olarak kodlanan kavramların başında “gelenek” gelir.

Dinî alanda tartışmaya açılan her meselede “eski” olandan yana pozisyon alan ve “yeni” olan her şeyi modernlikle irtibatlandırarak basbayağı sapma (inhiraf) olarak tanımlayan pek çok kimse için gelenek denen şey “ezelî ve ebedî bilgelik” ya da “hikmet-i hâlide”dir. Bu anlayışta, geleneğin ve geleneksel kabulün bugünkü dünya ya da şimdiki zaman için gerçekten anlamlı bir şey ifade edip etmediği sorgulanmaksızın, son derece romantik bir yaklaşımla “gelenek” adeta fetişleştirilir.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İnsanlık ailesinin musibetle imtihanı 28 Mart 2020 | 640 Okunma Bunca ilgi ve alakaya kayıtsız kalamazdı 22 Şubat 2020 | 1.935 Okunma Kıymet ‘nedret’e, kıymetsizlik ‘vefret’e 15 Şubat 2020 | 479 Okunma Karakter aşınması ve gözün vicdanı 08 Şubat 2020 | 415 Okunma Öyle miymiş? 01 Şubat 2020 | 2.298 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar