Ne azınlığı ulan!

Yedi yaşıma henüz girmiştim.  Okulların başlamasına birkaç ay vardı.  Adını gururla taşıdığım merhum dedem Mustafa Kaptan, rutin ‘çarşıya iniş’lerinde beni...

Yedi yaşıma henüz girmiştim. 

Okulların başlamasına birkaç ay vardı. 

Adını gururla taşıdığım merhum dedem Mustafa Kaptan, rutin ‘çarşıya iniş’lerinde beni yanına alır, o günlerin Çayeli’sinde önüne kayıkların çekildiği ‘yalı kahvesi’nde ak sakallı yaşıtlarıyla kahvesini içerken ben hem onları hem balıkçıları izlerdim. 

Denizden henüz gelen rahmetli Hamaloğlu Sabri’nin balıkları çıkarmak için gerdiği ağın içinden geçen rüzgarın yaydığı o ‘burnunuza değmezse tahayyül edilemeyecek’ kokuyu hala hissederim. 

Dedemin, sakalını tararken bana dönüp, aksanıyla “Beyaz sakal tariyasun” demesinden olmalı, o gün ben de “Beyaz sakal tarama yaşına gelirsem ne yaparım” diye düşünmüşt&

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Önce yumruğu durduralım, sonra 'neden'i konuşalım 23 Nisan 2019 | 2.607 Okunma Teknolojinin sağladığı 'konfor' beni korkutuyor 19 Nisan 2019 | 1.521 Okunma Assange özgürlük savaşçısı mı, bir tür 'Demirbaş Şarl' mı? 16 Nisan 2019 | 1.337 Okunma Türkiye'nin cevap araması gereken sorular 12 Nisan 2019 | 1.169 Okunma Başkan Trump, dini lider Mike Pence ve mollalar heyeti 05 Nisan 2019 | 4.869 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar