Varil bombası altında…

Suriyeli göçmenler bahsinde baştan beri iki farklı görüş çarpışıyor, malum. Bir kısım ülkelerinde yaşayamaz hale gelen milyonlarca insanın Türkiye’de ağırlanmasının bir insanlık görevi olduğunu, bir kısım da -ki bunlar çoğunlukta- bir an önce geri gönderilmeleri gerektiğini söylüyor.

İktidar ise, uzun bir süre ensar/muhacir benzetmesinden hareketle insanlık görevi pozisyonunu savunuyordu. Sonra bu pozisyon zayıfladı ve bilindiği gibi “Açarız kapıları göndeririz Avrupa’ya” tehdidi sık tekrarlanmaya başladı.

Bu mesele Barış Pınarı harekatını sonlandıran Ankara ve Soçi mutabakatlarının da öncelikli müzakere maddesiydi. Yani ABD ve Rusya ile Türkiye’deki Suriyelilerin geri gönderilmesi için uzun müzakereler yapıldı. Yapıldı yapılmasına ama netice alınamadı. Çünkü, Türkiye’nin göçmen yükü iki ülkenin de umurunda değildir. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Böyle gitmeyecek. Gerçekçi bir salgın planı şart 10 Eylül 2020 | 0 Okunma Kosova anlaşmasından bize düşen acı ders 07 Eylül 2020 | 0 Okunma Biz bize yeteriz de niye? 05 Eylül 2020 | 0 Okunma Kur makyajı için heba edilen 105 milyar Dolar nereye gitti? 31 Ağustos 2020 | 0 Okunma Basit ama gerçek 29 Ağustos 2020 | 0 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar