Öz yurdunda parya muamelesi görmek

Bir insanın kendi öz yurdunda yabancı muamelesi görmesi, öldürülmek kadar zordur. Parya muamelesiyle geçen her gün kendi başına yürek yakan bir kordur. Mü’min insanlara öz yurtlarında parya muamelesi yapmak, Mekkeli...

Bir insanın kendi öz yurdunda yabancı muamelesi görmesi, öldürülmek kadar zordur. Parya muamelesiyle geçen her gün kendi başına yürek yakan bir kordur. Mü’min insanlara öz yurtlarında parya muamelesi yapmak, Mekkeli müşriklerin icraatıdır. Rabbimiz buyuruyor: “Onlar, haksız yere, sırf, “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah’ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.” (Hac Sûresi/ 40)

İslâm topraklarında Müslümanları Müslüman kimliklerinden dolayı suçlayanlar, horlayanlar, kamusal ve yasal yalanlarla hayatın taşrasında tutmaya çalışanlar, bu çağın müşrikleridir. Mevcut bütün Müslümanlar, canlarıyla, mallarıyla, çoluk-çocuğu, namusu ve yurtlarıyla çok ağır bedeller ödüyor, ödemektedirler. Dünyanın hiçbir beldesi yoktur ki, inananlara sadece Rabbim Allah’tır dedikleri için, zulmediliyor olmasın. Daha düne kadar, sözde insan hak ve hürriyetleri havarisi kesilen, Avrupa’nın orta yerinde bulunan Bosna-Hersek’te binlerce Müslüman katledildi, namusu çiğnendi, sürgün edildi, memleketi târumar edildi. Bütün kâfirler, bu acımasız ve alçakça zulme kör ve bigâne kaldılar.

Yine içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda, hemen yanı başımızda sadece Müslüman ve belki de Kürt oldukları için, bütün dünyanın gözü önünde Halepçe’de tam beş binden fazla kardeşimiz, dindaşımız katledildi bir hiç uğruna. Filistin’de, Keşmir’de, Eritre’de, Moro’da, Lübnan’da, Afganistan’da, Çin’de, Filipinler’de, Türkiye’de, Irak’ta dökülen kanlar, hep Müslüman kanıdır. Memleketi tarumar edilen, dünyanın dört bir yanında mülteci durumuna düşürülen Müslümanlardır. Namusu, haysiyeti, vatanı, toprağı çiğnenen hep Müslümanlardır.

Gerek Afrika’da, Asya’da, gerek Amerika ve Avrupa’da ve gerekse Orta Doğu’da ölen ve öldürülen, kanı dökülen, zulme ve haksızlığa uğratılanlar hep Müslümanlardır. Yaşadığımız ülke İsrail devleti değil. Bir Hıristiyan ülke hiç değil. Ama maalesef Türkiye, bir Müslüman ülke olduğu halde, merhum Necip Fazıl’ın dizelerine döktüğü gibi: “Kendi öz vatanında parya” muamelesi gören Müslümanlar, laik Kemalist güruhun elinden neler neler çekmiş ve hâlâ da çekmektedirler. Yaklaşık bir asırdır, ne korkunç bâdireler geçirmiştir bu ülkenin Müslüman insanları. Hilafetin ilgasından bu yana genelde İslâm coğrafyasında özelde ise Türkiye’de Müslümanlar hep parya muamelesi gördüler. Hilafet devrinde gayr-i Müslimlere tanınan hürriyet, Cumhuriyet devrinde Müslümanlara tanınmadı. Müslümanlar kendi topraklarında gayr-i Müslimlerin sahip oldukları haklar kadar haklarına sahip değillerdir. 

Türkiye’de her on yılda bir askeri darbelerle Müslümanlar terbiye edilmek istenmişlerdir. Türkiye bugünlerde yine laiklik tartışmasıyla yatıp kalkıyor... 1924 Anayasası’nda “Türk Devletinin dini, Din-i İslam’dır” ifadesi yer alırken, 1937 yılında dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün zorlamasıyla anayasaya laiklik ilkesi dâhil edildi. Daha önce, Cumhuriyet kanunlarını koruma adı altında yapılan zulümler bundan sonra laiklik ilkesi kapsamında işlendi. Bugün dahi Türkiye’de darbe geceleri marketlere koşanlar, meydanlarda darbecilerin tankları önünde siper olanları idam etmeye hazırlanıyorlar. Süreci doğru yönetmezseniz süreç sizi yönetir. Tarih tekerrür ediyor. Türkiye’de kurtaranlar, hiçbir zaman kurtulamadılar! 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İnsan anladığı ve anlaşıldığı insanda çiçek açar/1 02 Aralık 2020 | 11 Okunma Sahte ilahlarla sevinenler 25 Kasım 2020 | 63 Okunma Allahû Ekber, Vallahû Ekber Kur’ân-ı Hâkim Bize Rehber/2 18 Kasım 2020 | 60 Okunma Allahû Ekber, Vallahû Ekber Kur’ân-ı Hâkim Bize Rehber/1 11 Kasım 2020 | 108 Okunma Nasihatçileri sevmemek helak sebebidir 04 Kasım 2020 | 99 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar