Müslümanların safında yer almak(1)

İnsanın insan kalması, nisyandan kurtulmasıyla mümkündür. İnsan bu dünyada hirasını yaşayarak nisyandan kurtulur. İnsanın Müslüman olmasıyla kendi hirasını yaşayarak nisyandan kurtulması...

İnsanın insan kalması, nisyandan kurtulmasıyla mümkündür. İnsan bu dünyada hirasını yaşayarak nisyandan kurtulur. İnsanın Müslüman olmasıyla kendi hirasını yaşayarak nisyandan kurtulması doğru orantılıdır. Hayatta kim olduğumuzun bilinmesi, kiminle beraber olduğumuza bağlıdır. Yani kim olduğumuz değil, kiminle olduğumuz önem arzetmektedir. 

Allah yolunda atanmış adamlarla değil, adanmış adamlarla mesafe katedebiliriz. Müslüman, kıyam vaktidir ayağa kalk. Emperyalistler tarafından imha ediliyor Müslüman halk. İslâmî oluşumlar, kökü mazide, gözü âtide olan bir duruşla yeniden inşa edilmelidirler.Nerede olduğumuz değil, ölürken nasıl bir akideye sahip olduğumuz da önemlidir. Akidesi bir olanlar, bir ve beraber olmalarından daha tabii ne olabilir. Tek ve bir olanı birleyenler, pratik hayatta bir ve beraber olamıyorlarsa, akidelerinde bir problem var demektir.

Akide birliği, hiçbir birlikteliğe feda edilemez. İslâm coğrafyasında siyaset yerine açılmış politika meydanı; insanların kahır ekseriyetinin gözleri makama, mansıba dikiliyor. Allah’ın rızasının ekber olduğu unutulunca ihtiras lezzet olmuş, kepçeyle içiliyor. Rabbimiz uyarıyor:

“Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va’detti. Allah’ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.” (Tevbe Sûresi/ 72)

Bu âyet-i kerimede geçen Rıdvanullah-i Ekber; Allah’ın rızası ve hoşnutluğunun büyüklüğü demektir. Bu âyet-i kerime, mü’minlerin özelliklerini, değişmez vasıflarını ortaya koyuyor. Şu bir hakikattir ki; mü’minler de birbirlerinin velîleri, dostları, karar mercileridirler. Birbirlerini cennete ulaştırmak üzere onlar da birbirlerine iyiliği emrederler, kötülükten de nehyederler. İyiliklerin toplumda yayılması, kötülüklerin de kökünün kazınması adına say ederler. Herkesin iyi olmasını, herkesin cennete gitmesini arzu ederler. Namazlarını ikâme ederler. Toplumlarında namazı ayağa kaldırırlar. Namazın önündeki engelleri kaldırmaya, toplumda namaz eğitimi vermeye say ederler. Zekâtı da verirler. Bedenlerinde Allah’ı egemen bildikleri gibi malları konusunda da Allah’ın egemen olduğunu bilirler. İşte Allah bunlara merhamet edecek, bunlara yardım edecek, bunları dünya ve ukba’da muvaffak edecektir. Muhakkak Allah Azîz ve Hakîmdir.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İman ötelenemez, din ertelenemez/2 09 Ekim 2019 | 40 Okunma İman ötelenemez, din ertelenemez/1 02 Ekim 2019 | 125 Okunma Dünya Suriye firavunundan daha küçük mü? 25 Eylül 2019 | 52 Okunma Saptırıcı önderlerden endişe duymak(2) 18 Eylül 2019 | 58 Okunma Saptırıcı önderlerden endişe duymak(1) 11 Eylül 2019 | 97 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar