ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Haddi aşmak

Yeryüzünde Allah’ın tespit ve tayin buyurduğu had ve hudutları unutanlar, Şeytanın istlâsına uğrayanlardır .

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik Yeni Akit Gazetesi
24 Ekim 2018 | 69

Yeryüzünde Allah’ın tespit ve tayin buyurduğu had ve hudutları unutanlar, Şeytanın istlâsına uğrayanlardır. Şeytan tarafından istilâ edilip ele geçirilmiş olanların gündeminde Allah’ın dini, Allah’ın hudutları olmaz. Onlar ya kendi heva ve heveslerinden had ve hudutlar tayinler veya Allah’a rağmen had hudut tayin edenlere tabi olurlar. Rabbimiz buyuruyor:  “Şeytan onları hâkimiyeti altına alıp kendilerine Allah’ın zikrini unutturmuştur. İşte onlar hizbu’ş-şeytan/şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, hizbu’ş-şeytan/şeytanın tarafında olanlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.” (Mücadele Sûresi/ 19)

Dikkat edilirse, bu âyet-i kerimede Allah’a ve Rasûlüne karşı hudud yarışına kalkışmak, hizbu’ş-şeytan’ın bir vasfı olarak gündeme gelmiştir. Şeytan bunların başlarına dikilip üzerlerinde egemenliğini kurmuştur. Şeytan bunların yularlarını eline almış ve istediği yere çekmiş, istediği şekilde onları yönlendirmiştir. Onlar Rabblerini bırakıp şeytanı velî edinmişlerdir. Rabblerinin gönderdiği dinle, kitapla, peygamberle ilgilenmeyip şeytanın peşine düşmüşlerdir. Allah’ın haram-helâl yasalarını bırakıp şeytan egemenliği altında kendilerince yasa belirlemeye, hayat programı belirlemeye kalkışmışlardır. Kendi yaratılışları üzerinde bile yetkileri, egemenlik hakları olmadığı halde egemenlik iddiasında bulunmuşlardır. Elbette Allah’a iman etmeyen, Allah’ın dinine teslim olmayan, Allah’la, Allah’ın kitabı ve Rasûlü’yle beraber olmayan insanlar şeytanın kulu, kölesi olmak zorundadır. Yani Allah dininin alternatifi şeytan yoluna girmektir. Kur’an’ın, vahyin alternatifi şeytan egemenliğine girmektir. Rahmân’ın vahyiyle beraber olmayan kişi, elbette şeytanın esiri olacaktır. Çünkü o kişi Allah’la beraber olmamayı istemiştir. Allah’tan, Kur’an’dan uzaklaşan bir kişinin şeytana yaklaşması da kaçınılmaz olacaktır. Şeytan emredecek, o yapacaktır. Şeytan onları Allah’a isyana çağıracak, Allah’ın zikrini unutturacak, Allah’ın kitabıyla diyalog kurmamalarını emredecek, onlar da bunu yapacaklardır.

Şeytan onlara Allah’ın zikrini unutturmuştur. Allah’ı, Allah’ın âyetlerini, Allah’ın dinini, Allah’ın kendilerinden istediği kulluğu unutturdu, onlara da hayatlarının hiçbir birimine Allah’ın emrini karıştırmadılar. Hayatlarının hiçbir biriminde Allah’ı hatırlamaz oldular. Allah düşüncesini hatırlarına getirmez oldular. Allah’tan, Allah’ın emir ve yasaklarından habersiz bir hayat yaşar oldular. Allah’ı, Allah’ın âyetlerini gündemlerinden düşürdüler. İşte bunlar şeytanın hizbidir. Bunlar şeytanın taraftarları, şeytanın aveneleridirler. Şeytana kulluk eden, şeytanı dinleyen, şeytanın peşi sıra giden çömezleri, yardakçılarıdır bunlar. Kesinlikle bilesiniz ki bunlar zarar edenlerdir, hem dünyada, hem de ukbâda kaybedecek olanlardır bunlar. Dünyada da, ukbâda da eli boşa çıkacak olanlardır bunlar. Ne bu dünyada, ne de ahirette başarıya ulaşmaları mümkün değildir bunların. Bunların bir başka özellikleri de şudur:

Allah’ın arzında haddi aşmak, Allah’a karşı, Allah’ın Peygamberine karşı hudud yarışına kalkışmaktır. Böyle davranış, alçaklık ve zillettir. Rabbimiz uyarıyor: “Allah’a ve peygamberine karşı hudud yarışına kalkışanlar var ya, işte onlar en aşağı kimselerin arasındadırlar.

Allah, “Şüphesiz ben ve peygamberlerim galip geleceğiz” diye yazmıştır. Şüphe yok ki, Allah çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.” (Mücadile Sûresi/20-21)

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER