‘İbret alın, ey akıl sahipleri!’

Öncelikle belirteyim ki tasavvufsuz İslam medeniyeti düşünülemez.

Kelâmın kısır spekülasyonunun ulaşamadığı gönüllerin derin ve içtenlikli imanla buluşmasına, fıkhın kuru formalizminin ihmal ettiği hayatlara ahlâkî inceliklerin taşınmasına tasavvufun büyük katkısı olmuştur. Elbette tasavvuf zaman içinde dışarıdan çok şeyler almıştır. Ama bu konuda o tek değildir; İslam felsefesi, kelam, fıkıh, hatta tefsir de insanlığın birikiminden yararlanmıştır ve bu hepten kötü bir şey de değildir. Hz. Peygamber “Hikmet müminin yitik malıdır, bulduğu yerden alır” buyurmuştur. İslam kültürü de başka kültürlere çok şeyler vermiştir. Melezlik sadece ırkları değil, kültürleri de güzelleştirir. Daha önceki bir yazımda da belirttiğim gibi tasavvuf özünde bir ahlâk terbiyesi, edep yoludur.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Konuşmak mı susmak mı? 19 Şubat 2020 | 289 Okunma İdeoloji insanı olarak Necip Fazıl 12 Şubat 2020 | 383 Okunma Çağımızda en tehlikeli virüs 05 Şubat 2020 | 233 Okunma Din ve faiz 29 Ocak 2020 | 2.160 Okunma Faiz ve fetva 22 Ocak 2020 | 2.467 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar