Din ilimlerinde yeni usûl

Bazı okuyucularım, yazılarımda “olan”ı eleştirirken “olması gerekenler”i anlatmadığımı söylüyorlar. Bu eleştiri haklı; ama kısmen. Çünkü -takip edenler bilirler-...

Bazı okuyucularım, yazılarımda “olan”ı eleştirirken “olması gerekenler”i anlatmadığımı söylüyorlar. Bu eleştiri haklı; ama kısmen. Çünkü -takip edenler bilirler- “olması gerekenler” hakkında da bazı şeyler yazıyorum. Tabii ki, böyle kişisel ve kısmî öneriler sadece bir farkındalık oluşturulmasına yardımcı olabilir. Amacımız, kısaca, İslam’ın ana kaynaklarına -tahrife uğratmadan- din ve dünya hayatımızı geliştirip zenginleştirecek şekilde işlerlik kazandırmak” olduğuna göre, bunun bir “usûl”ü, metodolojisi olmalıdır. Eski âlimlerimiz, çağlarının gerçeklerini ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak “usûl-i fıkıh, usûl-i tefsir” gibi isimlerle entegre usûl çalışmaları yapmışlardır. Her alanda durağanlığın hâkim olduğu o zamanlarda dünyanın başka yerlerinde olduğu gibi İslam toplumlarında da eski usûl, ufak tefek eklemelerle asırlarca ihtiyacı karşılamıştır. Fakat özellikle 16. yüzyıldan itibaren dünya düşüncede, bilim ve teknikte temposu gittikçe artan bir değişim çağına girdi. Bence İslam toplumlarının temel sorunu, –bazı Müslüman entelektüellerin yüzlerce yıldır sürdürdükleri uyarılara rağmen- koyu muhafazakârların popülist direnişleri yüzünden bu değişimi hâlâ yeterince fark edemiyor olmalarıdır.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Konuşmak mı susmak mı? 19 Şubat 2020 | 291 Okunma İdeoloji insanı olarak Necip Fazıl 12 Şubat 2020 | 388 Okunma Çağımızda en tehlikeli virüs 05 Şubat 2020 | 234 Okunma Din ve faiz 29 Ocak 2020 | 2.161 Okunma Faiz ve fetva 22 Ocak 2020 | 2.471 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar