Mustafa Çağrıcı
Mustafa Çağrıcı Karar

İbretlik ülke: Pakistan

13 Eylül 2017 | 481
Başta bağımsızlık fikrinin ilk sahibi meşhur düşünür Muhammed İkbal olmak üzere, 1947’de Pakistan’ı bağımsız bir devlet yapanlar, Muhammed Ali Cinnah önderliğindeki “Müslüman, milliyetçi, çağdaş” şeklinde tanımlayabileceğimiz, entelektüel birikimleri yüksek ılımlı aydınlardı. Bundan sonraki 25-30 yıl boyunca Pakistan’da “İslamî aydınlanma” diyebileceğimiz bir süreç yaşandı ve dinî düşüncede önemli bir yükseliş gözlendi. Öte yandan hepsi birbiriyle kavgalı olan Diyûbendîler, Birelvîler, Kur’ancılar, Hadisçiler; kısacası gelenekçisinden tasavvufçusuna, selefîsine kadar birçok eski ve yeni İslamî cemaatler de giderek güç kazandılar. Bu zihinsel parçalanmanın da tesiriyle gelişen fikrî, sosyal ve siyasi çalkantılar genç ülkenin yakasını bırakmadı. Bütün bunlar halkta büyük bir hoşnutsuzluk ve huzursuzluk doğurdu. Bu süreçte –ikisi de selefi olan Mısır’daki İhvancı hareket ile Suudi Arabistan kaynaklı Vahhâbî hareket başta olmak üzere, Arap dünyasında gelişen siyasi-dinî ideolojilerin de etkisiyle ülkede siyasal İslamcılık hızlı bir yükselişe geçti. İslam düşünce ve siyaset tarihinin her döneminde ve bütün İslam toplumlarında din, devleti yönetenlerin ülkede sulhu sükûnu hâkim kılmalarını, adaletli bir yönetim sergilemelerini sağlayan saygın, aktif ve etkili bir güç olarak bilinmiş; din bu yapıcı toplumsal ve siyasal işlevini modern dönemlere kadar sürdürmüştür. Bu nedenle de Pakistan halkı uzun yıllar İslamcı ideolojiyi, bu ideolojinin siyaset, medrese ve üniversite çevrelerindeki sözcülerinin söylemlerini kolayca kabul edip onlara ümit bağladı. *** Ama bir yandan İslamcı siyaset devlet imkânlarıyla sürekli güç kazanırken buna paralel olarak Pakistan bir entrikalar, darbeler, baskılar ve yolsuzluklar ülkesi haline geldi. İslamcı siyasetçilerin ve büyük kısmı cemaatlerin kontrolünde olup sayılarını Allah’tan başkanın bilmediği medreselerde yetişmiş olan “okumuş” kesimlerin onca başarısızlıklarına, ürettikleri hayal kırıklıklarına, kan ve gözyaşına rağmen Pakistan halkının çoğunluğu İslamcılara inanmaya ve ümit bağlamaya devam etti ve hala da ediyor. Devamını Oku