Şampiyonuz derken Şam piyonu olmak!

Türkiye ile Rusya’nın Suriye konusunda ortak bir hedefte buluşması, bölge barışı açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi. 900 kilometre sınırımızın olduğun Suriye’nin iç...

Türkiye ile Rusya’nın Suriye konusunda ortak bir hedefte buluşması, bölge barışı açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi. 900 kilometre sınırımızın olduğun Suriye’nin iç barışı gelinen noktada Türkiye’yi de doğrudan ilgilendiriyor.
Soçi’de varılan uzlaşmanın AKP iktidarının uzun süre inatla sürdürdüğü Suriye politikasını gerçek anlamda yeniden gözden geçirmesine giden bir yol olmasını dileyelim. Zira, Suriye’nin İdlib bölgesinde kritik bir ikilem var; Soçi mutabakatı önümüzdeki dönemde ya barışa giden sürecin önünü açacak ya da daha derin sorunları beraberinde getirecek.
Türkiye, Suriye’nin iç iktidar dengelerine mezhepsel açıdan bakmaya son verir, bu ülkenin toprak ve yönetim bütünlüğüne saygı gösterirse birinci şık öne çıkar...
Türkiye, bu soluklanma dönemini yine önceki politikaları güçlendirme ortamı olarak görürse ikinci şık ön görüşmesi zor sonuçlarla başlar...

*** Genel dilekleri ve olasılıkları vurguladıktan sonra ayrıntılara geçelim...
Rusya ile varılan uzlaşmaya göre Suriye’deki cihatçı grupların kontrol altında tutulması Türkiye’nin sorumluluğunda olacak. Bölgede bu kapsamda değerlendirilebilecek 70 bine yakın silahlı unsur var. Ankara Temsilcimiz Sertaç ’e konuşan Rusya uzmanı Prof. Mithat Çelikpala bunun ne anlama geldiğini şöyle özetliyor:
“Bunları kontrol edeceğini düşünüyorsan, oturup konuşacaksın demektir. Silahsızlanmayı biz yapacağız. Bu gruplar çıkar için birbirlerini yok ediyorlar. Provokasyona açık bir durum. Bir saldırı olursa Rusya, Türkiye’yi sorumlu tutacak. Siyasi bir hedef olmadan, askeri operasyon olmaz. Siyasi hedef ne? Bunun

YAZININ DEVAMI
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Solun sola ettiği! 14 Şubat 2019 | 6.994 Okunma Tarım bitti, bez (torba) getir! 13 Şubat 2019 | 6.694 Okunma Önce tapu, sonra tabut! 12 Şubat 2019 | 3.658 Okunma Türk-İslam sentezi mi İslam-Türk mü? 10 Şubat 2019 | 6.555 Okunma Maduro’ya ‘mağdur o’ demek yeter mi? 07 Şubat 2019 | 5.011 Okunma
TÜM YAZILARI