Nasıl bir anayasa?

Nasıl bir anayasa? Bernard Shaw’ın demokrasi tanımı şöyle: Demokrasi, yazılması kolay, oynanması zor bir oyundur! 6’lı masa dün dokuzuncu toplantısını da yaptı. 12 Şubat 2022’de...

Nasıl bir anayasa? Bernard Shaw’ın demokrasi tanımı şöyle: Demokrasi, yazılması kolay, oynanması zor bir oyundur! 6’lı masa dün dokuzuncu toplantısını da yaptı. 12 Şubat 2022’de Ahlatlıbel’deki ilk buluşmanın ardından adım adım ilerleyen “hedef ortaklığı” anayasal bir noktaya geldi. Altı partinin genel başkanları 156 sayfalık anayasa değişikliği önerilerini kamuoyuna açıkladılar. Ana hatlarını arkadaşımız Sertaç Eş geçen hafta kaleme almıştı. Başta vurguladığımız gibi demokrasi oyununu hayata geçirmek, yazmaktan çok daha zor. Ancak yazmayı da küçümsememek gerekir. Toplumsal tabanı farklı olan altı partinin kapsamlı bir anayasa değişikliği üzerinde anlaşması önemli. Bu temelde anlaşabilmek beraberinde hemen hemen bütün sorunlu alanlarda ortak noktalar bulabilmek anlamına geliyor. HHH Ortak metnin kapağı şöyle: “Güçlendirilmiş parlamenter sistem, anayasa değişikliği önerisi.” Altı partinin ilk günden beri dile getirdiği sistem değişikliği böylece anayasal temele oturmuş, tartışılabilir hale gelmiş görünüyor. Mevcut sistemin aksayan yönleri doğal olarak bu taslağa yansımış. Bugünkü sistemsizlikte: Denetim yok... Ben yaptım oldu, var... Kurumlar yok... Şahıslar var... Tüm yurttaşları kucaklayacak bir zirve yönetici yok... Parti-devlet var... Parlamentonun ağırlığı yok... Tek tek vekiller var... Bütçe yok... Saray defteri var... Üniversite yönetimi yok... Üniversitelere hükmetme var... Millet yok... Saray’ı kabul edenler ve etmeyenler var... Planlama yok... Günlük hesaplar var... Örnekleri uzatabiliriz... 6’lı masa bu yanlışlıklara karşı, hukuk devleti zemininde olması gerekenleri metin haline getirmiş. Ne tür hazırlık yaparlarsa yapsınlar, mevcuttan daha iyi olacağı kesin. Zira ortada bir sistem kalmadı. Masanın taslağı önümüzdeki seçimlerden sonra iktidar değişikliği halinde Meclis’e getirilecek ve yaşama geçirilecek. O güne dek köprünün altından çok sular akacak. İlk günden dikkatimizi çeken iki noktayı tartışmaya açmak istiyoruz: Parlamento, mevcut sistemsizlikte çok mağdur oldu diye olağanüstü güçlendirilmemeli. Bir başka deyişle, yargı ve yürütme dengesi iyi oturtulmalı. Özellikle yargının bağımlılığından Saray dışında bütün kesimlerin ağzı yandı. Saray’la birlikte Cumhurbaşkanlığı makamı olağanüstü güçlendirildi diye, yeni taslakta olağanüstü sembolik hale getirilmemeli. Tam aksine bu makamın çok değerli olduğunun altı-üstü çizilmeli, tüm Türkiye’nin birleştirici gücünün burada olduğu net şekilde vurgulanmalı. Örneğin veto hakkı cumhurbaşkanına çok görülmemeli. HHH Mademki sistemi masaya yatırdık, bir de Saray tarafına bakalım. Önceki akşam saat 20.00’de televizyon kanallarına baktık; malumların tümünde Erdoğan’ın gençlerle buluşması vardı. Sevgili Konyalı gençlerimizin Erdoğan sevgilerine elbette saygı duymak gerekir. Sevgilerini dile getirmek isteyenler sıraya konmuş. Çok da güzel kendilerini ifade ettiler! Son derece özenli taktığı başörtüsüyle dikkati çeken bir genç kızımız Erdoğan’la ilgili düşüncelerini dile getirdikten sonra isteğini iletti. Canlı yayında not alabildiğimiz kadarıyla şu diyalog geçti: - Ben yamaç paraşütü yapıyorum. Çalılar vücudumuzu çok acıtıyor. Bir pist düzenlemesi yapılsa? “Kızım o çok tehlikeli değil mi?” -Çok zevkli... “Çok zor değil mi?” - Atatürk “İstikbal göklerdedir”, demiş... “Ama yamaç paraşütü dememiş...” (Gülüşmeler) -Biz bunu istiyoruz... “Bakalım... Ona...” Televizyonu izlerken mırıldanmadan edemedim: Değişim rüzgârları esmeye başladı mı, kıyıdan bacadan, her yerden girer!

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Sı-fırlama! 01 Şubat 2023 | 105 Okunma Düğüne gider gibi... 31 Ocak 2023 | 190 Okunma AKP’nin ömrü! 28 Ocak 2023 | 664 Okunma Siyaset, umut üretme sanatıdır! 26 Ocak 2023 | 104 Okunma Yarın?!. 25 Ocak 2023 | 689 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar