Chief Sustainability Officer

Sürdürülebilirlik, göründünden daha önemli bir kavramdır. Sadece teorik bir araştırma veya tartışma konusu olarak değil; sürdürülebilirlik toplum açısından geleceğin teminatı olduğu...

Sürdürülebilirlik, göründünden daha önemli bir kavramdır. Sadece teorik bir araştırma veya tartışma konusu olarak değil; sürdürülebilirlik toplum açısından geleceğin teminatı olduğu için kurumsal yapılara bütünleştirilmesi gerekir. Yani, sürdürülebilirliğin, şirketler, kamu kurumları, eğitim kurumlarına ‘girmesi’ gerekiyor. Bu neden ve nasıl yapılır?

Her kurumun kendi içinde cevap vermesi gereken bazı sorulardan başlayalım: bir şirketin üretim ve idaresi hem kendisi (karlılık, kaynak idaresi vs) hem de toplum açısından sürdürülebilir mi? Bir kamu kurumunun yönetim pratikleri ve düzenlemeleri sürdürülebilirlik prensipleriyle uyumlu mu? Bir eğitim kurumu öğrencilere sürdürülebilirlik konusunda gerekli farkındalık ve eğitimi sağlıyor mu?

Finlandiya’daki bir orman işletmesinin yönetiminin sürdürülebilirlik prensipleri etrafında şekillenmesi iyi bir şeydir ancak yeterli değildir. Zira sürdürülebilirliği, bugünün tanımlarının aksine sadece çevre ve tabii kaynaklarla sınırlı düşünmek yanlıştır. 1970’li yıllarda daha çok Birleşmiş Milletler insiyatifiyle başlayan sürdürülebilirlik tartışması bugün Sürdürülülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG) adı verilen tanınmış bir isme sahip oldu. Ancak sürdürülebilirlik kavramı SDG’lerden daha geniş tutulmalı; makroekonomik, finansal sürdürülebilirlik, altyapı sürdürülebilirliği gibi önemli alanları içermelidir. Örneğin, 2007/8 küresel krizin bir finansal sürdürülemezlik sürecinin sonu olduğu, geçmişte ülkemizin de yaşadığı, yakın zamanda Yunanistan gibi ülkelerde de bankacılık ve borç krizleriyle birlikte yaşanan ödemeler dengesi krizlerinin yine sürdürülemez politikaların sonucunda geldiğini farketmemiz gerekiyor.

Geniş manadaki sürdürülebilirliğe ‘kapsamlı sürdürülebilirlik’ adını veriyoruz. Kapsamlı sürdürülebilirlik, eskiye göre daha geniş bir sürdürülebilirlik alanı kadar, kurumsal yapıların ve bunların ürettiği düzenleme, karar ve politikaların da sürdürülebilir olmasını da kapsıyor. Yani sistemi sürdürülebilirlik esası üzerinde inşa ederseniz kararlarınız, düzenlemeleriniz ve aldığınız sonuçlar da sürdürülebilir olacaktır. Anlatılmak isteneni, bir nevi kalite sistemi gibi düşünebilirsiniz. Daha kaliteliyi üretmeye odaklı bir sistemdir.

Bunun için kurumlarda sürdürülebilirlik hedef ve süreçlerini yöneten bir sorumlu üst düzey yöneticiye ihtiyaç bulunur. Amerikan şirketlerinde en üst yönetici olan Chief Executive Officer/CEO (Avrupa sistemindeki Genel Müdür), önemli fonksiyonları finansta Chief Financial Officer (Avrupa sisteminde mali işlerden sorumlu genel müdürü yardımcısı), Chief Operation Officer (mal/hizmet üretiminden sorumlu genel müdür yardımcısı) ve diğer yardımcılarıyla paylaşır. Son dönemde bilginin önemli hale gelmesiyle bu listeye Chief Information Officer/CIO (bilgiden sorumlu genel müdür yardımcısı), Chief Technology Officer/CTO (teknolojik gelişmeden sorumlu genel müdür yardımcısı) gibi yeni mevkiler de ihdas edildi. Dünya Bankası gibi uluslararası kurumlar ve bankalar da Chief Economist (Baş Ekonomist) pozisyonunu ihdas ettiler.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yerli danışmanlık sektörü dışlamamalı 01 Ekim 2018 | 147 Okunma Türkiye ve Arjantin: İki ülkenin hikayesi 10 Eylül 2018 | 318 Okunma Chief Sustainability Officer 06 Ağustos 2018 | 107 Okunma Yeni sistemde yeni ekonomi yönetimi yapısı 02 Temmuz 2018 | 108 Okunma Kur hareketleri, bütçe ve dış ticaret gelişmeleri 11 Haziran 2018 | 268 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar