Rusya ve İran’la Suriye çatlağı

Bakanlık 8 Ocak’taki açıklamasında ise daha kesin bilgi veriyordu. Bir gün önce Hmeymim üssüne 10, Akdeniz kıyısındaki Tartus deniz üssüne ise 3, toplam 13 silahlı insansız hava aracıyla yapılan...

Bakanlık 8 Ocak’taki açıklamasında ise daha kesin bilgi veriyordu. Bir gün önce Hmeymim üssüne 10, Akdeniz kıyısındaki Tartus deniz üssüne ise 3, toplam 13 silahlı insansız hava aracıyla yapılan saldırılar püskürtülmüştü. Internet medyasında saldırının arkasında olağan şüphelilerden, El Kaide bağlantılı Ahrar üş-Şam örgütü olduğu öne sürülüyordu.

9 Ocak’ta Rusya ve İran’ın Ankara büyükelçileri Aleksey Yerhov ve Bahman Hosseinpour Dışişleri Bakanlığına çağırıldı. Yapılan uyarıyı 10 Ocak sabahı, dün sabah Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Anadolu Ajansı’na açıkladı. Rusya ve İran’dan Suriye ordusunun İdlib civarındaki “ılımlı muhalefete” saldırılarını durdurması istenmişti. Türkiye, İdlib ateşkes anlaşmasına uyuyordu ve Suriye rejiminin Rusya ve İran’ın arkasına saklanmasına izin verilmemeliydi.

Aynı saatlerde Reuters haber ajansı, Moskova kaynaklı bir haber geçti. Rusya Savunma Bakanlığı gazetesi Krasnaya Zvezda (Kızıl Yıldız) Rus Savunma Bakanı Sergey Shoygu’nun Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a mektup gönderdiğini yazıyordu gazete. İddiaya göre insansız hava araçları, Türkiye’nin kontrolü altında olması gereken bölgelerden havalandırılmıştı.

Ilımlı muhalefet denilen, malum El Kaide ve IŞİD bağlantılı gruplar dışında kalan ve çoğunluğu Türkiye’nin desteklediği Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) şemsiyesi altında örgütlü silahlı gruplar. Astana’da varılan çatışmasızlık anlaşmasına göre Türkiye Idlib ve çevresindeki ÖSO güçlerinin Suriye ordusuna, Rusya ve İran da Suriye Ordusu ve İran yanlısı milislerin ÖSO bölgesine ateş açmasına engel olacak, kontrol altında tutacak.

Son günlerde gerilimin artmasının nedenlerinden birisi, Suriye ordusunun 1 Ocak’tan beri Türkiye sınırına yakın, İdlib ve Halep arasındaki Abu Duhur askeri havaalanını geri almak için ilerlemeye başlaması. Suriye’ye göre, havaalanı “terörist unsurların” elinde; anlaşmaya göre bu El Kaide ve IŞİD bağlantılı gruplar demek. ÖSO kaynaklarıysa havaalanı civarının kendi kontrollerinde olduğu bilgisini veriyor.

Ankara’nın asıl endişesi ise bu havaalanı yeniden Suriye ordusunun kontrolüne geçerse, ÖSO’nun diğer işi olan YPG’yi durdurma işlevini yerine getiremeyeceği. YPG ile ABD ise hala işbirliği içinde. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın önceki gün grupta durduk yerde Fırat Kalkanı harekâtını yeniden canlandırmaktan boşuna söz etmiyordu demek ki. Oysa Ankara, Rusya’nın oluru ve Suriye rejimini engellemesi olmaksızın, Fırat Kalkanının imkânsız derecesinde zor olacağını biliyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Erdoğan Covid’den iyi korunuyor ama ya biz? 22 Ekim 2020 | 1.630 Okunma Erdoğan hükümeti yeni Covid önlemi almak zorunda 20 Ekim 2020 | 2.390 Okunma Müzakere yorgunu Kıbrıs Türkleri Ersin Tatar dedi 19 Ekim 2020 | 2.314 Okunma On puanlık soru: CHP nasıl iktidar olur? 17 Ekim 2020 | 1.565 Okunma Gül AYM tartışmasını Erdoğan’ın aleyhine çevirebilir 16 Ekim 2020 | 4.210 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar