Medya sürüldüğü dijital gettoda mı susturulacak?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın örgün medya ardından sosyal medyayı da kontrolü altına alma çabası yeni değil. Ancak geçen hafta sosyal medyanın yasaklanması isteğini dile getirmesi basın ve ifade özgürlüğü bakımından endişe verici.

 Bir adım geriye çekilip baktığınızda şimdiye dek yapılanın manzara, marka değeri ve yaygınlığı olan medya kuruluşlarının sahipliklerinin değiştirilerek iğdiş edilmesi, geri kalanların sosyal medya dediğimiz dijital medya alanına -zorunlu, ya da gönüllü olarak sürülmesi olduğu görülüyor. Şimdi bu dijital gettolara bağımlı halde yaşayan hükümet-dışı medyanın, içinde bulunduğu gettolarla birlikte yok edilmesi aşamasına mı geldik?
Bu süreç, Dinç Bilgin’in elindeyken iflas nedeniyle TMSF kontrolüne geçen Sabah-ATV grubunun 2007 yılında, tek talip olan Ahmet Çalık’a satışıyla başladı. Aynı yıl -o zaman başbakan- Erdoğan’ın Hürriyet’in “Amiral Gemisi” olduğu Aydın Doğan sahipliğindeki Doğan Grubuna çıkışları başladı. Bu çıkışlar 2009’da büyük bir vergi davasına dönüştü. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
AK Parti zemininde beliren üç fay hattı 03 Ağustos 2020 | 2.476 Okunma Dilipak hakaretine tepki: KADEM Sözleşmeye sahip çıktı 01 Ağustos 2020 | 1.592 Okunma İşte Erdoğan’dan fesih isteyen İstanbul Sözleşmesi raporu 23 Temmuz 2020 | 4.369 Okunma Beklediği alkış gelmeyince Erdoğan 22 Temmuz 2020 | 9.321 Okunma Kadın hakları için erkekler de sesini yükseltmeli 21 Temmuz 2020 | 4.438 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar