Abdülkadir’le başlayabilirdik

Dünya Kupası'nın son sahibini yendikten sonra İzlanda deplasmanında elbette galibiyet bekliyorduk... Mağlubiyet için bahane değil ama birkaç sorunu sıralamak lazım.

İzlanda iki maçını arka arkaya evinde oynarken, biz 6.5 saat yolculuk ve terbiyesizce bir karşılama ile İzlanda'ya vardık. Bizim saatimizle 21.45'teki bir maçın oyuncularımızın biyolojik saatine uymadığı ortada idi. Sanki bir 16.00 maçı gibiydi. Fransa karşılaşmasının en iyilerinden Mahmut ve Cengiz'in yokluğunda Ozan ve Hakan Çalhanoğlu ilk yarıda çok sırıttı.
Orta sahada top yapamadık.
Ve rakip bir türlü çaresini bulamadığımız duran top zafiyetimizi iki golle cezalandırdı. Yeteneği kısıtlı, çok koşan ve ikili mücadelelerde fizik avantajlarını iyi kullanan İzlanda karşısında Fransa maçının yorgunluğu ortaya çıktı.
Oyuna ilk yarıda müdahale etmek bir teknik adam için zordur. Oyundan aldığınız futbolcuyu hayata küstürürsünüz.
Şenol Güneş de ilk yarıda yolunda gitmeyen işlerin farkındaydı.
Dorukhan'ın golüyle soyunma odasına umutlu gittik dönüşüne Yusuf ile başladık.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Beşiktaş için hedef şampiyonluk olamaz 15 Eylül 2019 | 37 Okunma Beşiktaş’ı unut Kasımpaşa’ya bak 14 Eylül 2019 | 45 Okunma Doğru seçim, düzgün zemin ve iyi skor! 11 Eylül 2019 | 37 Okunma Ya şampiyon olurlar ya da batarlar! 05 Eylül 2019 | 164 Okunma Milli Takım’a yazık 01 Eylül 2019 | 35 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar