Sultan Abdülhamid'in 125 sene önce hazırlattığı bu deprem raporu ile bugünün raporlarındaki hasar ve can kaybı sebebi aynı: İstanbul'daki çürük yapılaşma!

Büyük acının, yani 17 Ağustos depreminin üzerinden tam 20 sene geçti... Yaşadığımız felâketin ardından mutlaka gelecek olan bir sonraki büyük depremin zararlarını en aza indirebilmek için neler yapmamız gerektiğini uzun uzun tartıştık ama bu tartışma sadece bir buçuk-iki sene devam etti, ...

Derken sıkıldık, yaşadıklarımızı ve korkularımızı da unutup mevzuyu kapattık! Devlet gerçi sessiz-sadasız işe yarar bazı faaliyetlere girişti, meselâ bilinen fayların üzerindeki okulların ve hastahanelerin bir kısmını güçlendirdi ama 17 Ağustos 1999 gecesi yaşadıklarımızı tamamen unuttuğumuz için İstanbul'un dört bir tarafına gökdelenler diktik ve dikmeye hâlen devam ediyoruz!

Canımızı ve ruhumuzu fena halde hırpalayan felâketin aslında bir faydası oldu: Çoğumuz, o zamana kadar mevcudiyetlerinden haberdar bulunmadığımız âlimler ile teşerrüf ettik: Jeologlarla, sismologlarla, jeomorfologlarla, jeofizikçilerle, jeodezi, vesaire üstadlarıyla!

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ARAMCO, Amerikadır! 18 Eylül 2019 | 4.067 Okunma Altın kenef 15 Eylül 2019 | 3.913 Okunma Galatasaray, Fenerbahçe'nin bir asır önceki olgunluğunu gösteremedi! 10 Eylül 2019 | 2.064 Okunma Tanrıça İsis'in peçesi, Madam Blavatsky ve Alev Alatlı 09 Eylül 2019 | 4.021 Okunma İstanbul'un yağmuru bazen tufan gibi olur ve Kanunî bile sellerden canını zor kurtarmıştır! 08 Eylül 2019 | 3.208 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar