İnkilâp, ihtilâl ve mâbet

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan seçimlerden sonra Ayasofya'nın statüsünde değişiklik yapılabileceğini ve mâbedin "müze" olmaktan çıkartılmasının ihtimal dahilinde bulunduğunu söyledi...

Ben, “fetih sembolü” ve “kılıç hakkı” olan Ayasofya’nın 24 Kasım 1934’ten önceki hâline getirilmesine, yani tekrar cami olarak ibadete açılmasına taraftar olduğumu  senelerden buyana söyledim ve yazdım…

Ayasofya’nın bahsi geçmişken sizleri şimdi İstanbul’dan uzaklara, bir Hristiyan memlekete götüreyim ve inkılâp hevesinin ibadete kapattığı; senelerce başka bir maksatla kullanılan ve uydurulan yeni bir dinin mâbedi yapılan çok meşhur bir başka ibadethanenin, Paris’teki dokuz asırlık Notre Dame Katedrali’nin hem tuhaf hem de komik macerasını anlatayım…

İnkılâba ve ihtilâle uğrayan memleketlerde sembol mahiyetindeki önemli ibadethanelerin kapatılmalarına yahut çehrelerinin değiştirilip başka maksatlarla kullanılmalarına tarih boyunca sık rastlanır. Ama o memleketlerdeki değişiklikler öyle uzun seneler devam etmez, aradan makul bir zaman geçer ve herşey eski hâline döner…

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İşemek ve "işeme yapmak"... 23 Ocak 2021 | 2.469 Okunma Filiz Hanım... 17 Ocak 2021 | 64 Okunma İBB, Mimar Sinan'ın Şemsi Paşa Camii'nin önüne bundan 420 yıl önce yaptığı yola beton döktü! 10 Ocak 2021 | 372 Okunma Bir zamanlar "Türkçe" denen şık, zarif, âhenkli ve şuh bir dil vardı... 07 Ocak 2021 | 1.462 Okunma Sessiz-sadasız kurtarılan Atlas Sineması ve Küçük Sahne işte böyle şaşaaya büründü! 29 Aralık 2020 | 53 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar