Son sözü "Selamünaleyküm" oldu!

"Saat 18.00'den sonra yanından ayrılıp, günlük işlerimle meşgul olmak üzere büroma inmiştim; çok geçmeden fenalaştığını telefonla bildirdiler (saat 18.55). Telaşla hususi daireye koştum; yatak...

"Saat 18.00'den sonra yanından ayrılıp, günlük işlerimle meşgul olmak üzere büroma inmiştim; çok geçmeden fenalaştığını telefonla bildirdiler (saat 18.55). Telaşla hususi daireye koştum; yatak odasının iç içe olan iki kapısı arasındaki boşlukta Ali Kılıç duruyordu. Odaya girdiğim zaman Atatürk'ü şu vaziyette gördüm: Yatağın ortasında, iki elini yanlarına dayamış, oturuyor ve mütemadiyen öğürerek: 'Allah kahretsin' diye söyleniyordu; ara sıra da hizmetçilerin tuttukları tasa koyu kahverengi bir mayi (pıhtılaşmış kan) çıkarıyordu. Nöbetçi Doktor Abrevaya ile o sırada yetişen Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp kendisine yine bir taraftan bazı ilaçlar enjekte etmeye, bir taraftan da buz parçaları yutturmaya başladılar; bir aralık sağında bulunan tuvalet masası üzerindeki saate baktı; her halde iyi göremiyordu ki bana sordu:

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bilmek ve ağız tadı! 23 Ocak 2022 | 415 Okunma Ruh ikizi: Goethe ile Hafız... 19 Ocak 2022 | 930 Okunma Habertürk Gazetesi Yazarı Muhsin Kızılkaya: ‘’Zor sınav!’’ 16 Ocak 2022 | 718 Okunma Sağcı, solcu veya Cemil Meriç olmak! 12 Ocak 2022 | 1.012 Okunma Fatih'e "Sezai Karakoç Çeşmesi" 09 Ocak 2022 | 812 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar