Kar yağarken!

Ne Orhan Pamuk'un "Benim Adım Kırmızı" romanında İstanbul'un unutulmuş eski zaman sokaklarına kederli kederli yağdığı için, ne Nuri Bilge Ceylan'ın filmlerinin geniş kadrajında koca bir evreni doldurduğu...

Ne Orhan Pamuk'un "Benim Adım Kırmızı" romanında İstanbul'un unutulmuş eski zaman sokaklarına kederli kederli yağdığı için, ne Nuri Bilge Ceylan'ın filmlerinin geniş kadrajında koca bir evreni doldurduğu için aklıma gelmedi kardan bahisle bu yazıya oturmak; "dışarıda kar yağıyor, odam sıcak" olduğundan da değil; Sait Faik'in "Alemdağ'da Var Bir Yılan" hikayesi "Günlerden pazartesi. Yine vapurun alt kamarasındayım. Yine hava karlı. Yine İstanbul çirkin," diye başlayıp "Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor," diye devam ederek beni kendimden geçirdiği için hiç...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bir Skip Jeams, bir Muharrem Ertaş, bir de Şakiro 27 Ocak 2021 | 652 Okunma Alim, dengbêj ve iki "okuyucu" 24 Ocak 2021 | 842 Okunma Büyük yazarlar ve "kültürel iktidar" 20 Ocak 2021 | 402 Okunma Bir Kış Masalı 17 Ocak 2021 | 506 Okunma Kemal Tahir öldüğünde Cemil Meriç'e küstü! 13 Ocak 2021 | 1.051 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar