Ahmet Kaya, Mehmed Uzun veya çocuk olmak!

Habertürk Gazetesi Yazarı Muhsin Kızılkaya'nın bugünkü (20.11.2022)'' Ahmet Kaya, Mehmed Uzun veya çocuk olmak!'' başlıklı yazısı.

1992 yılının sonbaharında Mehmed Uzun, 15 yıl süren sürgünlükten memleketine döndüğünde Ahmet Kaya 12 albüm çıkarmış, adını dağa taşa yazdırmış, sesini börtü böceğe ulaştırmış, konserleri kapı kıran, sokaklarda dolaşmasını hayli zor, her kula nasip olmaz bir şöhretin zirvesine çıkmış bir adamdı. Dostlukları nereye dayanıyor bilmiyorum. Ama ilk karşılaşmada, birbirini yıllardır görmeyen iki dost gibiydiler. Mehmed Uzun sürgünden döndüğünde Ahmet Kaya'nın 7 yıl sonra onun on beş yılını geçirdiği kıtaya, sürgüne gideceğini nereden bilsindi ki?

Bildiğim kadarıyla da daha önce Ahmet Kaya hiç sürgün yaşamamıştı. Ama sürgünlüğü biliyordu. Şarkılarına bir biçimde sızmıştı sürgünlük. Sürgün şairlerin şiirlerini bestelemişti. Sürgüne, sürgünde kalmış en kıdemli sürgün kadar aşina olduğu muhakkaktı…

Mehmed Uzun memlekete geldiğinde, ilk karşılaşmada Ahmet Kaya’nın bir gece onu İstanbul’da gezdirmesini anlatır onun sürgünde ölümünden hemen sonra yazdığı bir yazıda.

Çok uzun yıllar memleket hasreti çekmiş, hep memlekete dair rüyalar görmüş, günün birinde dönme umudunu hep muhafaza etmiş, günün birinde gerçekten de dönmüş yazar dostunu Ahmet Kaya, şehir ışıklarının göz kamaştırdığı, pırıl pırıl, şerbet gibi bir Eylül gecesi Taksim’de bir yerden alır. Mehmed Uzun buraları bilmiyor, gittiğinde tıfıl bir delikanlıydı, şimdi her şeyiyle değişmiş yeni bir şehre gelmişti, şaşkındı, gördüğü her değişiklik onu hayretten hayrete sürüklüyordu. Ahmet Kaya ise şehrin girdisini çıktısını bilen, girmediği bar, uğramadığı lokanta, selam vermediği mekan bırakmayan, attığı her adımda hayranları tarafından durdurulan, herkesle selamlaşan, mutlu, başarmış bir insanın özgüveniyle buraların sahibi gibi gururla dolaşan biridir. İstanbul Ahmet Kaya’nın evi; sürgünden dönmüş bir arkadaşına evini gösterecekti. Onca yıl hasret ve yokluk çekmiş Mehmed Uzun’u bu gece yaşatacak, onu Beyoğlu aleminde çok uzun bir yolculuğa çıkaracaktı…

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Hıncal Uluç'un sevgisini de nefretini de nasıl kazandım? 23 Kasım 2022 | 825 Okunma Ahmet Kaya, Mehmed Uzun veya çocuk olmak! 20 Kasım 2022 | 673 Okunma İstiklal'de yüzler! 16 Kasım 2022 | 611 Okunma Sultan Avcı Mehmet nasıl av oldu? 13 Kasım 2022 | 1.330 Okunma Karin Boye'ün tahayyüllü! 09 Kasım 2022 | 250 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar