Karamollaoğlu, Davutoğlu ve Babacan'a da gidiyor…

İster 1946'dan, dilerseniz 1980'den sonrasını alın... Siyaset hiçbir gün kendisiyle barışık bir toplum tesisi peşinde koşmadı.

Çünkü böyle bir durum siyasetin var olma nedenini ortadan kaldırır, daha da önemlisi kendi kendini yok etmesine yol açar.

Siyasetin tanımı da bu nedenle, toplumda çatışma halinde olan uzlaşmazlıkları
yönetme sanatı olarak tanımlanır.

Yakın zamana kadar da, gerilimin ve “çatışmanın işletmeciliği” olarak tarif edilir hale gelmişti.

Hatta çatışmanın işletmeciliğini en iyi yapan ve kontrolü altına tutanın sandığının dolması da toplumda bunun ne denli yer bulduğunun göstergesiydi.

Ancak başkanlık sistemi, birçok şey gibi bu durumu da alaşağı etti.

Bundan böyle çatışmanın işletmeciliğini yaparak oy kazanılmayacağını siyasetin
bütün kesimleri gördü.

"TAMİRCİ ÇIRAĞI"

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bilim Kurulu'ndan 3 aşamalı plan: A Planı devrede, sokağa çıkma yasağı C Planında 28 Mart 2020 | 32 Okunma Berber Cüneyt ne yapsın? 27 Mart 2020 | 4.341 Okunma Alternatif paketin hazırlığı da tamam 26 Mart 2020 | 2.855 Okunma "Yoğun dönemi başlıyor" 25 Mart 2020 | 3.755 Okunma Covid-19'u en iyi onlar tanıyor: Virologlar 24 Mart 2020 | 4.075 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar 1 yorum