ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Ya altına dönerse

Otelden, kiralık deniz aracına, sahildeki restorandan, su oyunları bahçesine kadar hepsinin fiyat etiketi euro veya dolar üzerinden…O kadar ki kiraladığınız teknenin bozulan tuvaletinin pompasını onarmak için gelen tamirci dahi euro üzerinden ödeme istiyor .

Muharrem Sarıkaya
Muharrem Sarıkaya Habertürk Gazetesi
14 Eylül 2018 | 6.8 K

Otelden, kiralık deniz aracına, sahildeki restorandan, su oyunları bahçesine kadar hepsinin fiyat etiketi euro veya dolar üzerinden…
O kadar ki kiraladığınız teknenin bozulan tuvaletinin pompasını onarmak için gelen tamirci dahi euro üzerinden ödeme istiyor.
Geçtik bunları kuma bulaşmamak için kiraladığınız plastik şezlong için de euro veya dolar üzerinden ödeme yapıyorsunuz…
Sanırsınız ki Türk Lirasının konvertibl olmadığı ülkede yaşam sürüyorsunuz.
Ülkenizdeki “lüks yaşam alanlarında” paranızın hükmü geçmiyor…
Tatil yörelerinden örnek verme gereği duymamdaki neden, Türk Lirasının kıymetindeki bozulmanın oradan başlayıp, bütün Anadolu’ya yayılmasından…
Sonunda AVM’lerdeki dükkan, konut kiralarına; hatta doktor ve avukatlık ücretlerine kadar gelip dayandı...
AVM kiracılarından yükselen yakınmalar da dün karşılığını buldu.
Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile Türk Lirasının Kıymetini Koruma Kararı yayınlandı.
Bundan böyle, Türkiye’de yerleşik kişilerin, menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama, leasing, hizmet-eser sözleşmelerinde bedel dövize endeksli olamayacak.
Karara itiraz gelebilir…

TİCARETİN SERBESTİSİ

“Anayasa ve Borçlar Hukuku’ndan kaynaklanan ticaretin serbestisi ilkesi kapsamında kim karışabilir ki; ben kanuna bakarım” cakası satmak isteyenler çıkabilir.
Yaptığı AVM’nin tüm donanımını yurt dışından dövizle getirmek zorunda kaldığını veya bankaların kendisine dövize endeksli kredi verebildiğinden dem vurabilir.
Bunları bir kenara bırakıyorum.
Ancak gayrimenkul veya menkul kiraları bir başka enstrümana bağlanırsa ne olur…

BİR ONS KARŞILIĞI

Diyelim ki altın…
Kimse çıkıp da kiranın dövize endeksli olduğunu söyleyemez.
Ama özü öyle midir; hayır…
Çünkü altının değeri de dolara göre hesaplanır.
Zürih veya Londra borsasında bir ons altının; yani 31,1 gram altının Dolar bazında işlem gören fiyatıdır…
Bir ons altının karşılığı dün akşam saatlerinde 1.208,95 dolar idi…
Bugünkü dolar kurundan altının karşılığını hesaplayıp kirayı altın olarak isterse ne yapılabilir?

***

Yüksek lisansını dışarda yapmayınca

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran’ın yurt dışı yüksek lisans ve doktora ile ilgili açıklamalarını okuduğumda “haberde yanlış anlama var” diye düşündüm.
Birkaç kaynaktan doğrulayınca da aklıma ilk şu soru geldi:
“Yıllardır tanıdığım Bakan Ziya Selçuk da aynı görüşte mi?”
Yani Bakan Yardımcısı Safran’ın aşağıdaki sözleri Bakanlığın ortak görüşü mü?
“Türkiye’nin parasını dışarıya harcayacak durumu yok. Şu anda hali hazırda üniversitelerimizde yüksek lisans olarak açılmamış programlar var. Bundan sonra öğrencimizi yüksek lisans için eğitimdi, işletmeydi, iletişimdi, öğretmenlikti, mühendislikti hiçbiri için yurt dışına göndermeyeceğiz…”
Safran’ın gerekçesi de ABD’nin de arasında bulunduğu üniversitelere giden öğrencilerin yüksek lisans ve doktora programlarına 35 milyon dolar ödeniyor olması…
Eğer gitmezlerse 20 milyon dolar tasarruf yapacakmış…
Yani devletin sadece lüks kiralık araçlar için ödediğinin dörtte biri…

POLİTİK ENLEM BOYLAM

Safran yurt dışı yüksek lisans ve doktora için ülke sınırını da çizmiş.
“Türkiye’nin dış politikalarında takip ettiği enlem ve boylam doğrultusunda” öğrencilerin yönlendirileceğini belirtiyor.
Demek istiyor ki ilişkimizin iyi olduğu ülkeye öğrenci yollarız…
Araştırdım, Bakan Yardımcısı Mustafa Safran, yüksek lisans veya doktorasından herhangi birini yurt dışında yapmamış.
Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü’nden mezun olduktan sonra yüksek lisans ve doktora çalışmasını Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamlamış.

BİLİM TİCARET DEĞİLDİR

Üniversite öğrencilerinin hayallerini, beklentilerini, hedeflerini hemen her gün duyan biri olarak söylüyorum, Türkiye eğer bu yöne giderse akademik değerleri söner; bilimsel çalışması dikkate alınmayan sessiz yığınlar yetişir…
ABD yönetiminin Türkiye’ye dönük siyasetine kızabilirsiniz.
Tepki olarak ticareti engelleyebilirsiniz; ancak bilimde işlemez.
Eğer bir üniversite en iyi eğitim veriyorsa ki verdiği için bu kadar öndedir; oraya daha fazla öğrenci sokabilmek için gayret edersiniz.
Ki dönüp gelsin, ülkesine fayda sağladığı gibi oradan aldığını burada daha fazla öğrenciye aktarabilsin…
Akademik makalelerinden başka ülkelerin akademisyenleri, öğrencileri alıntı yapsın; Türkiye’nin gururu olsun.

SANCAR- BAYRAKTAR

Örnek mi; Nobel ödüllü bilim insanımız Aziz Sancar veya Baykar’ın Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar…
Eğer Bakan Yardımcısı Safran bu kararı yıllar önce almış olsaydı ne Aziz Sancar İstanbul Tıp’tan sonra yurt dışına gidebilirdi…
Ne de Bayraktar İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliğini bitirdikten sonra Üniversity Of Pennsylvania’ya adım atardı.
Dahası Upenn’da Elektrik Mühendisliği Yüksek Lisansını tamamlayamaz, MIT’de de yüksek lisans-doktorasını ikincilik derecesiyle bitiremezdi.
Ya da Google Akademik’te Selçuk Bayraktar adını yazdığınızda karşınıza gelen ilk makalesinin (Eyperimental Cooperative Control of Fixed-Wing Unnamed Aerial Vehicles- Sabit kanatlı insansız hava araçlarının deneysel kooperatif kontrolü) 108 bilim insanının alıntılaması söz konusu olmazdı.
Türkiye’nin insansız hava aracı konusundaki başarısına eğitiminin etkisi de görülmezdi.
Bilmem anlatabildim mi hocam!..

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER