ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Anlayış

Müge İplikçi
Müge İplikçi Vatan Gazetesi
28 Mayıs 2018 | 38

Yoldayken beni aramış. Duymamışım, biraz gecikerek de olsa aradım. ‘Televizyonu aç, bizim filmlerden biri var’ dedi. Sonra bir iki cümle daha ettik. Bir cenazeden gelmiş. ‘Ölüler insanı sakinleştirir’ dedi. Kim olduğunu sordum. ‘Tanımazsın’ dedi sesi titreyerek. Sandalyede otururken göç etmiş bir komşusuydu. Şaman asıllı bir ruhu vardır, fazla zorlamadım. Sonra televizyonu açtım. Jim Jarmusch’un filmiydi. Kahve ve Sigara. Kahve ve sigaranın eşlik ettiği kısa öykülerden oluşan bir filmdi. Az çok hatırladım.

Bizim sansür muhabbetimizden ötürü filmi ‘buğular’ içerisinde seyretmek mümkün oldu. Zira filmdeki herkes her an sigara içiyordu. Bu esnada muhabbet muhabbeti izliyor, 21. yüzyıldaki yüce insanlık imparatorluğumuzun yerlerde nasıl da süründüğünün kanıtları olabilecek cümleler akıp duruyordu.

Eee, sonra ne olmuş deriz ya, öyle diyaloglardı bunlar. Hiçbir yere varmayan, varsa bile hüzünle harmanlanan sonlarıyla göz kamaştıran diyaloglar. Bu anlamda diyalog sözcüğünü yeniden düşünmek ve olup biteni ‘monologlar’ biçiminde özetlemek de mümkündü. Ancak daha da ilginç olan bir şey daha vardı. Monolog gibi gözüken diyaloglar! Bunu en iyi bilense bana telefon eden arkadaşımdı çünkü zamanında birlikte keşfettiğimiz bir deneyimdi bu.

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER