Sınav gerçeği

Her öğrenci için sınav bir stres, bir kaygı demek. Bilgiyi ölçme aracı olarak sınav, insanoğlunun tüm hayatı boyunca yaşayacağı en temel gerçeklerden biri. Yani sınavdan kaçamıyoruz. Eğitim...

Her öğrenci için sınav bir stres, bir kaygı demek. Bilgiyi ölçme aracı olarak sınav, insanoğlunun tüm hayatı boyunca yaşayacağı en temel gerçeklerden biri. Yani sınavdan kaçamıyoruz. Eğitim hayatında ölçme, değerlendirme ve yönlendirme amaçlı yapılan sınavlar zamanı, içeriği, yapılış şekli değişse de dünyanın her yerinde uygulanıyor. Öğrencinin performansını değerlendirmeyen ve ölçmeyen bir sistem yok, olamaz da. Kısacası sınavsız bir eğitim sistemi henüz icat edilmemiş. Aslında öğrencilik bitince de bitmiyor sınavlar. İşe yerleşirken, iş değiştirirken, işimizde pozisyon olarak yükselirken öyle ya da böyle bir sınava tabi tutuluyoruz. Yazılı ya da sözlü, merkezi ya da lokal, oturarak ya da ayaküstü sınav hep var hayatımızda.

Ülkemizde de eğitim ve iş hayatımızda sınav gerçeği hep karşımızda. Biz de sorun sınavdan çok sınav sistemi ve sınav sistemi tartışmalarında. Bir türlü aradığımız sistemi bulamadık. Aslında ne aradığımız da başka bir tartışma konusu. Sistemdeki sorunlar nedeniyle bazılarımız sınav olmaması gerektiğini dahi düşünüyor. Geçen ay TEOK ve üniversiteye giriş sınavında değişiklik yapılacağı ve bu değişikliğin bu dönem uygulamaya koyulacağı açıklanınca, tüm öğrenci ve velilerin kafası karıştı. Yeni sitemin nasıl olacağının belirsizliği, öğrencilerde çalışma motivasyonunu hayli düşürdü.


Oysa şekli ne olursa olsun, mutlaka bir sınav olacağı aşikârdı. Neyse ki üniversiteye giriş sınavı ile ilgili sitem YÖK tarafından açıklandı ve kafa karışıklığı bir nebze de olsa giderilmiş oldu. Öğrenciler arasında tartışılan en temel konulardan biri sınavların zor ya da kolay olmasıdır. Eşit şartlarda ve merkezi yapılan sınavlarda zorluk kolaylık konusu hiçbir anlam ifade etmez. Çünkü herkese aynı soruların sorulduğu bir sınavda bu tartışma yersizdir. Sınavlarda ölçmeyi en iyi ve adil bir şekilde yapan sitemi bulmak esas olmalıdır.

Öğrenciler tüm bu tartışmalardan uzak şekilde önlerine bakmalı ve hedeflerine yönelik çalışmayı sürdürmelidirler. Sınav sistemi değişse de, sorular mutlaka müfredatın içinden olacaktır. Üniversite okumayı hedefleyen bir gencin öncelikle hangi branşta okumak istediğine karar vermesi gerekir. Bu kararı verirken öncelikle kendi kişisel özelliklerini, yeteneklerini ve beklentilerini ön planda tutmalıdır. Bu saydıklarımdan bağımsız mesleki yönlenme yapmak büyük hata olacaktır. Popüler meslekler ve okullar değil, başarının yakalanacağı ve severek yapılacak bir mesleğe yönlendiren okullar seçilmelidir.

Eğitim sistemimiz, sınav sistemimiz ile ilgili başta öğrenciler olmak üzere hepimiz büyük eleştirilerde bulunup yorumlar yapabiliriz, yapmalıyız da. Sitemi tartışmak, doğru sistemi yakalayabilmenin ön koşuludur. Ancak unutulmaması gereken şey, bu tartışmalar esnasında öğrencinin hedeften sapmaması ve sınava hazırlanmak yerine bahanelerin arkasına sığınmaması gereğidir. Var olan sistemi iyi tanıyarak, o sistemde başarı nasıl yakalanır, nasıl çalışılmalıdır, hangi konulara önem verilmelidir, bunları acilen belirleyip hızla yola devam edilmelidir. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Otizmin farkında olmak 08 Nisan 2018 | 223 Okunma Çocuk ruhsal sağlığı 01 Nisan 2018 | 118 Okunma Hayatım giderek kararıyor 25 Mart 2018 | 136 Okunma Çocukların cinsel istismarı 25 Şubat 2018 | 107 Okunma Dürtüsel gençler 18 Şubat 2018 | 102 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar