Unutmak

Unutmak beynin bir faaliyeti mi yoksa ihmal suretiyle icrâ ettiği başka türlü bir eylem biçimi mi? Zehir mi yoksa şifa mı unutmak? Unuttuklarımız mı daha çok, hatırladıklarımız...

Unutmak beynin bir faaliyeti mi yoksa ihmal suretiyle icrâ ettiği başka türlü bir eylem biçimi mi? Zehir mi yoksa şifa mı unutmak? Unuttuklarımız mı daha çok, hatırladıklarımız mı? Düşündüğümüz ya da yaşadığımız her dakikayı yazıp/seslendirip kayıt altına alsak unutmayı yok edebilir miyiz? Oldukça şüpheli. Her şeyden önce buna bir ömür ayırmak icab ediyor. Ve ayrıca o deftere veya ses kaydına bakmayı unutmamanın garantisi yok. Hatta her şeyi! kayıt altına alanların bile yıllar sonra ‘vay canına, bunları ben mi yazmışım/yaşamışım’ diye şaşkınlık külahlarını çıkarıp yere vurmaları sıklıkla görülen bilinen vak’alardan. Psikanalistler çok kafa yordu unutma kavramına. Siyasîler de öyle. Unutmaya yapışık bir şey daha var: Unutamamak! Nerden baktığınıza bağlı olarak ikisi de birer acıya ya da sevince dönüşebilir. Hem çok çabuk unutabildiğimizi, hem de hiç unutmadığımızı gösteren sayısız örnek var hepimizin hayatında. Hafıza-i beşerin neyle ma’lûl olduğu ise sır değil. Kamusal hafızamızla şahsî hafızamız bazan içiçe geçer, bazan hiç kesişmeyen yollarda gezintiye çıkarlar.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bilinen bilinmeyen 13 Eylül 2019 | 7 Okunma Biraz beyin 11 Eylül 2019 | 27 Okunma Umut ve ye’s 09 Eylül 2019 | 26 Okunma Çın çın öten sessizlik 06 Eylül 2019 | 3 Okunma Eylül’ün içinden 04 Eylül 2019 | 7 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar