ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Sekizinci Aile İşletmeleri Kongresi’nin ardından

Gerek dünya gerekse de Türkiye ekonomisinde aile işletmelerinin önemi bilinen bir gerçektir .

Melih Baş
Melih Baş Aydınlık Gazetesi
16 Nisan 2018 | 56

Gerek dünya gerekse de Türkiye ekonomisinde aile işletmelerinin önemi bilinen bir gerçektir. Türkiye’deki toplam işletmelerin yüzde 95’i aile işletmesi imiş, ama bu işletmeler kuşaktan kuşağa aktarılırken kimileri çok büyümekte, kimileri yavrulayarak bölünmekte, kimileri de kapanıp gitmekteymişler. Bunlarda ortalama ömür 25 yıl imiş; sadece yüzde 30’u ikinci kuşağa, yüzde 12’si üçüncü kuşağa geçebiliyor iken, dördüncü kuşağa geçebilenlerin oranı ise yüzde 3’te kalmakta imiş. Gelecek nesillere aktarımın yanı sıra, bir diğer önemli husus olarak da aile işletmelerindeki kurumsallaşma gösteriliyor.

TAİDER Aile İşletmeleri Derneği dışında İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) akademik ortamda bu konuyu sahiplenmiş ve bu yıl da sekizincisini düzenlediği aile işletmeleri kongreleri yapmaktadır. Daha önceki yılarda yapılmış olanların bildirilerine e-ortamda ulaşılıyor, bu yılınki de umarız kısa sürede ulaşılabilir hale gelir.

EVLATLAR İSTEKSİZ

Bu yılki 8. Aile İşletmeleri Kongresi’ni (İKÜ medya ilişkileri Berivan Aslan Pekşen’in duyurmasıyla) kısmen izleme olanağı buldum. Önemli konuk ve konulardan notlarımı sizle paylaşalım. Açılış oturumunda kendisinin ve oğlunun konuşmalarına görsel olarak yer verilen David STILLMAN ve oğlu Jonah STILLMAN’ı analım. Baba oğul bir kitap yazmışlar: İşte Z Kuşağı. Kitap İKÜ tarafından çevrilip yayınlanmış ve satılıyor. Aile işletmelerini önümüzdeki yıllarda devralacak kuşak Z kuşağı. Aile işletmelerinin kuşaktan kuşağa devri için bu kuşağın anlaşılması gerek! Aile İşletmelerinde Girişimcilik ve Marka Yaratma oturumunda konuşan Koçkaya Holding Yön. Krl. Bşk. Cengiz Kaya, evlatların şirketin devralınmasında isteksiz olması sorununu yaşadıklarını, bunun aile işletmeleri için önemli bir sorun olduğunu belirtti!

Kongre’de uzun ömürlü, köklü işletmelere ödül verildi: Beyaz Fırın (1836), Petek Saraciye (1855), Hafız Mustafa (1864), Vefa Bozacısı (1876), Meyer Saat (1878), Arkas (1902), Koska Helva (1907), Splendid Hotel (1908), Apikoğlu (1910), Ece Ajandası (1910), Deriş Hukuk (1912), Kifidis (1919), Eyüp Sabri Tuncer (1923).

KÜLTÜREL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER