O bildiriyi şimdi hatırlayan olur muydu?

Günlerdir "yargıdaki FETÖ'cüler tartışması" sürüyor. Bu tartışmayla ilgili söyleyeceklerim belli:

1- Gazetecilerin yargı ile kaygılarını dile getirmeleri, kamu adına yanlış gördükleri uygulamaları, beklentilerini dile getirmeleri, sorular sormaları, eleştiriler yapmaları "Türk yargısına parmak sallamak" falan değildir. Çünkü bir ülkede aziz olan hukuk sistemleri ve pratikleri değil, vatandaşların adalet duygusudur. Gazetecilerin görevi de vatandaşın görüşleri ile siyaset mekanizması arasında köprü vazifesi görmektir.
2- Aklı başında hiç kimse, partisi içindeki geçmişi, tutumları, tavrı ortada olan, iyi niyetini bildiğimiz Adalet Bakanı Abdulhamit Gül için FETÖ'cü iması yapamaz. Dolayısıyla Bakanın dedikodulara, kulis diye satılan aşırı yorumlara prim verip, eleştiri sahiplerini "maklubeye kaşık sallayanlar" diyerek bir potaya atması da kolaycılıktır. Kamu adına eleştirelliğini koruyan biz gazetecilerin tümünü yaftalamaktır. Ortadaki çözüme muhtaç sorunlarımızın üstünün örtülmesi, ertelenmesidir. Havanda su dövmektir.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Cesaret, zarafet, nezaket ve deprem 27 Ocak 2020 | 2.700 Okunma Türkiye budur! 26 Ocak 2020 | 166 Okunma Hakkaniyetli sazan 25 Ocak 2020 | 2.253 Okunma Yoksa Meral Hanımın eşi iyi eğitim almamış mı? 24 Ocak 2020 | 3.642 Okunma Kemal Bey yine telaşlanmış 22 Ocak 2020 | 2.972 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar