Ölüme yalnız gidilir

Yavaş yavaş ölüyoruz. Ve sonu ölümle bitecek olan yolda yürüyoruz, koşuyoruz. Ağır ağır yürüsek de “eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak”tan ibaret günler geçip gidiyor...

Yavaş yavaş ölüyoruz.

Ve sonu ölümle bitecek olan yolda yürüyoruz, koşuyoruz.

Ağır ağır yürüsek de “eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak”tan ibaret günler geçip gidiyor duvarda asılı duran ömür takviminden...

Dün anlamsızlaştırılıyor!

Bugünü var edenler yok sayılıyor.

Muhasebeyi de yarınlara erteleyenleri felaket bekliyor.

***

Bir avuç kadar dost ya kalıyor ya da kalmıyor.

Yüreğinde bir husumet listesi olmadan hayatı bitirmek gerekiyor.

Kendini hesaba çekmek varken...

Hubb-i fillah buğd-i fillah hükmü de unutulmuş.

Allah için sevmek, Allah için düşman olmak varken başkalarını düşman ilan etmek de nefsanidir.

***

Bir avuç dosta kalmışlığın günlerini yaşarken, ihanetin faturasını başkalarına çıkartmanın da bir anlamı yok.

Kimilerine göre “asgari müşterek”, kimilerine göre de menfaat paylaşımından dolayı birçoklarının etrafı anlamsızca kalabalık olabilir ama nereye kadar olacağının son tarihi belli değil.

Ta ki son kullanma tarihi dolana kadar...

***

Yine de aldanıyoruz kalabalıklara.

Ve kadınlara...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Şehirlerin iki yakası 30 Kasım 2020 | 143 Okunma ‘Hüzünlü’ hayatlar 28 Kasım 2020 | 127 Okunma ‘Kirli’ ötekiler 25 Kasım 2020 | 422 Okunma Kırık dökük zamanlar 23 Kasım 2020 | 43 Okunma Gizli noktalar 21 Kasım 2020 | 67 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar