Evrensel bağnazlığa doğru...

Suriye’ye “huzur” gelsin diye... İstanbul’daki dörtlü zirvede dört lider önemli kararlar aldı... Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çabalarıyla gerçekleşen zirveye Putin, Merkel ve Macron...

Suriye’ye “huzur” gelsin diye...

İstanbul’daki dörtlü zirvede dört lider önemli kararlar aldı...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çabalarıyla gerçekleşen zirveye Putin, Merkel ve Macron katıldı.

İran ise zirveye katılmayışından dolayı hemen oyun bozucu yüzünü gösterdi...

Tehditkâr bir üslupla şu açıklamayı yaptı:

- Suriye’de İran’sız barış zor!

Biri de çıkıp İran’a, “Suriye’deki savaştan ne kâr elde ediyorsunuz?” sorusunu sormuyor...

Müslümanların öldürülmesine dahi kendi menfaati açısından bakan İran, lafa geldiğinde ise İslam liderliğine soyunuyor...

***

Aklımıza, “Tarihin Sonu” kitabının yazarı Francis Fukuyama’nın sözleri düştü...

Diyordu ki:

- Liberal demokrasinin olası rakiplerini tanımak lazım...

Ve ABD-Çin savaşı çıkmasından da kaygı duyan Fukuyama, “Yirmi altı yılın ardından ABD’den Rusya’ya, Türkiye’den Polonya’ya ve Macaristan’dan İtalya’ya dek Evrensel Bağnazlık ilerliyor” diyor...

Fukuyama’nın yeni kitabının adı ise “ Kimlik: Saygınlık Talebi ve Hınç Politikaları”.

***

Liberalizmin soğuk savaş sonrası zaferini ilan etmesiyle tarihin sonunun geldiğini söyleyen Fukuyama, liberal demokrasinin bütün izm’lerin varlığını sona erdirdiğini ve yenilgiye uğrattığını belirterek şunları diyor:

- Modern demokrasiye ilişkin sorunlardan biri olan, huzur ve refahın sağlanması hususuydu; ancak insanlar bundan daha fazlasını talep ederler... Liberal demokrasiler “güzel bir hayatın” ne olduğunu tanımlamaya dahi çalışmaz; bu iş, yabancılaşmış ve hiçbir amacı olmayan bireylere bırakılmıştır ve böylesi kimlik odaklı gruplara dâhil olmanın kendilerine bir cemaat hissi yaşatmasının nedeni de budur...

***

Demokrasiye yönelik potansiyel tehditlerden bir kısmını ele alan Fukuyama’nın, evrensel bağnazlığı analiz ederken, İslam coğrafyasını savaş arenasına çeviren ve bu ülkeleri haraca bağlayan Batılı efendiler için hiçbir şey demiyor olması da ilginç.

Liberal demokrasiler başlığıyla durumu geçiştiren Fukuyama, “Bunların tamamı, seçkinlerin güdümünde büyük felaketlere dönüşen politikalar; sıradan insanların kızgınlığının bazı nedenleri var” diyerek asıl felaketleri gizliyor...

Ne kadar gizlenirse gizlensin evrensel çıkarlarda buluşan ülkeler eninde sonunda işi evrensel bağnazlığa götürüyor, götürecek de...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kırık dökük zamanlar 23 Kasım 2020 | 0 Okunma Gizli noktalar 21 Kasım 2020 | 0 Okunma Gerçeğin kaç yüzü 18 Kasım 2020 | 0 Okunma Yeni bulunmuş hikâyeler 16 Kasım 2020 | 0 Okunma Yoksuzluk 14 Kasım 2020 | 0 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar