İnsanın kendini bilme yolculuğu

Bizim okulun zilini Haççe Teyze çalardı. Hepimizin üstünde siyah önlük beyaz yaka, onun üstünde bir zamanlar lacivert olduğu ilk bakışta anlaşılan bir kıyafet vardı. Başörtüsü hep beyaz...

Bizim okulun zilini Haççe Teyze çalardı. Hepimizin üstünde siyah önlük beyaz yaka, onun üstünde bir zamanlar lacivert olduğu ilk bakışta anlaşılan bir kıyafet vardı. Başörtüsü hep beyaz olurdu.

Kocaman bir kadındı Haççe Teyze. Ağır ağır yürürdü.

Kolunda da büyük bir saat taşırdı.

Zamanı hiç şaşırmaz, ders başlangıcında ve bitiminde temizlik işlerine ara vererek, dolaptaki zili eline alır, yukarı kaldırarak çalmaya başlardı.

Okulun her yerinden duyulurdu o elde çalınan zilin sesi.

Bütün sınıflardaki öğrenciler, öğretmelerin işaretiyle kapıları hızla açar, deli danalar gibi dışarıya koşardı.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Hilâl ve yıldızı yere düşürmeyiz 17 Ocak 2020 | 40 Okunma Türkiye’nin gücünden rahatsız olanlar 14 Ocak 2020 | 184 Okunma Bir gün, üç karınca geldi hücreme 10 Ocak 2020 | 270 Okunma Kimmiş lejyoner? 07 Ocak 2020 | 128 Okunma 25 milyon arada kaynamasın 03 Ocak 2020 | 190 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar