Tahammülsüzlük korku toplumunun yolunu a

Siyasal ve toplumsal tarihimizin hemen bütün evrelerinde partiler, gruplar, mahalleler, cemaatler başkalarının haklarına, özgürlüklerine, renklerine, tarzlarına, mahalle kültürlerine karşı hep dayatmacı...

Siyasal ve toplumsal tarihimizin hemen bütün evrelerinde partiler, gruplar, mahalleler, cemaatler başkalarının haklarına, özgürlüklerine, renklerine, tarzlarına, mahalle kültürlerine karşı hep dayatmacı, ötekileştirici ve tahammülsüz bir tavır sergilemişlerdir. Kuşkusuz sadece biz de değil, son yıllarda modern demokratik toplumlarda da tahammül kültürünün azaldığı ve “öteki”ne karşı ayrımcılığın arttığı da bir gerçek. Ama özellikle demokratik hoşgörüye karşı mesafeli duran başta Türkiye olmak üzere Doğu toplumlarında tahammülsüzlük çok daha yaralayıcı bir hal almış bulunuyor. Sadece Cumhuriyet’ten bu yana yaşanan siyasi mücadelelere baktığımızda bile bu acıtıcı durumun sayısız örneklerini görmek mümkün. Çünkü biz kimlikler üzerinden çok derin yarılmaların hüküm sürdüğü, korku ve karşılıklı güvensizliğin hâkim olduğu bir toplumsal kültürden geliyoruz. Mesela, tarihsel perspektiften baktığımızda Cumhuriyet projesinin farklı kimliklere karşı yukarıdan aşağıya doğru zorla dayatılmış bir proje olduğunu görürüz. Ve bu anlayış, projeyi benimseyen ve benimsemeyenler arasında ekonomik ve toplumsal ayrıcalıkların dağıtımında ayrımcı politikaları da beraberinde getirmiştir. Ne yazık ki bu ayrışmacı anlayış siyasi muarızlar arasındaki gerilimi hep üst düzeyde tutmuş, çok partili hayata geçtikten sonra bile siyasi mücadeleler çok kıyıcı ve yıkıcı olmuştur. Öyle ki siyasi tarihimize küçük bir yolculuk yaptığımızda bugün siyasette hakim olan yıkıcı dilin, aslında çok partili hayata geçiş sürecinde de neredeyse aynen yaşandığını rahatlıkla görebiliriz. Mesela o yıllarda CHP, DP’yi “kaos yaratmak ve ihtilal ile iktidara gelmek istemekle” suçlarken, DP lideri Menderes, CHP’yi “Milli iradeyi seneler senesi zımni baskılarla ayak altında tutan, kahırla, Türkiye’nin kırk bin köyünde zulüm yapmak suretiyle vatandaşın rey hakkını ihlal” etmek gibi sert ifadelerle suçlamıştır.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yeni partilerin söylemleri daha köşeli olmalı 05 Ağustos 2020 | 150 Okunma Demokrasi istiyorduk hilafete mi döndük? 03 Ağustos 2020 | 172 Okunma Aya elimi uzatıp özgürlüğe dokunabilir miyim? 02 Ağustos 2020 | 216 Okunma İmamoğlu’na oy vermenin bedeli... 31 Temmuz 2020 | 1.754 Okunma Adaletin ömründen 1000 gün düşelim 29 Temmuz 2020 | 217 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar