Şule Yüksel ve Hatice Babacan’ın hikayes

Türkiye gibi demokrasi geleneği zayıf olan, devletin kutsallaştırıldığı otokratik gelenekten beslenen toplumlarda özgürlükler her zaman sorun olmuştur. Çünkü gerek fikirlerin ifade edilmesi, gerekse geleneksel...

Türkiye gibi demokrasi geleneği zayıf olan, devletin kutsallaştırıldığı otokratik gelenekten beslenen toplumlarda özgürlükler her zaman sorun olmuştur. Çünkü gerek fikirlerin ifade edilmesi, gerekse geleneksel toplum düzenini ifsat etme potansiyeli taşıyan farklı görünürlükler rejime bir tehdit olarak algılanmıştır. Cumhuriyet tarihinin hemen bütün aşamalarında sistemin formatladığı dünya görüşüyle örtüşmeyen farklı fikirler ve yine sistem tarafından olması planlanan sosyolojik kurguyu tehdit eden kıyafetler rejimi yıkmaya dönük bir eylem olarak görülmüştür. Oysa normal demokratik toplumlarda farklı fikirler, kıyafetler ya da sosyolojik değişim ve dönüşümler tehlike değil, tam aksine bir zenginliktir. Ancak Türkiye gibi demokrasi hafızası sağlıklı oluşmamış, rasyonel aklın işlemediği toplumlarda rejimin kurgusuyla örtüşmeyen her şey tehlikelidir. Geçtiğimiz günlerde 81 yaşında vefat eden Şule Yüksel Şenler’e rahmet dilerken, Türkiye’nin haklar ve özgürlükler konusunda yaşadığı mücadele tarihi bir film şeridi gibi geçti gözlerimin önünden. . . Şule Yüksel Şenler’in hikayesini biliyoruz, o 1960’lı yılların sonlarına doğru Türkiye’de başörtülü şehirli kadının ilk simge isimlerinden birisi. .

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Keşke akademinin kayyım kadar değeri ols 06 Aralık 2019 | 16 Okunma Hukukun üstünlüğü şeytan işi olabilir mi 04 Aralık 2019 | 180 Okunma Türkiye nasıl bir Ali Babacan istiyor? 02 Aralık 2019 | 546 Okunma Rock’ın asi çocukları Noir Desir... 01 Aralık 2019 | 66 Okunma Hukuk, özgürlük gibi kavramlar dindarlar 29 Kasım 2019 | 262 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar