Strauss’un Obua konçertosu...

Geçtiğimiz günlerde TRT3’te Richard Strauss’un Obua Konçertosunu dinliyorum. Konçerto başlamadan önce sunucu eserin kısaca yazılış hikayesini anlattı. Ünlü konçertonun besteleniş...

Geçtiğimiz günlerde TRT3’te Richard Strauss’un Obua Konçertosunu dinliyorum. Konçerto başlamadan önce sunucu eserin kısaca yazılış hikayesini anlattı. Ünlü konçertonun besteleniş öyküsü gayet ilginç. Nazilerin kanlı döneminin ardından Hitler yeraltı sığınağında 30 Nisan 1945 günü intihar etmiş ve bir dönem kapanmıştı. Richard Strauss, savaş bittiğinde Bavyera eyaletinin güneyindeki Garmisch-Partenkirchen’de bulunan villasının kapısını çalan Amerikan askerlerini “Ben Güllü Şövalye ve Salome operalarının bestecisi Richard Strauss’um” diyerek karşılıyor. Strauss’tan haberdar olan Amerikan askerleri arasında, efsanevi şef Fritz Reiner’in Pittsburgh Senfoni’de obua grup liderliğini yapan ve o sıralarda askerliğini Bavyera’da yapan John de Lancie adlı bir de müzisyen de bulunuyordu. Lancie, evinde ziyaret ettiği besteciye bir obua konçertosu besteleyip bestelemediğini sorduğunda aldığı cevap ‘hayır’ olmuş. Gelgelelim, askerin sorusu Strauss’un kafasını kurcalamaya devam etmiş ve kariyerinin sonbaharında eserleri arasına bir de obua konçertosu katmanın hiç de fena bir fikir olmadığı konusunda ikna olmuş. Strauss’la aralarında geçen bu sohbetin ardından, bestecinin bir obua konçertosu bestelemesi Lancie’yi bile şaşırtmıştı. Değerli bir klasik müzik yorumcusu olan Serhan Bali Strauss’un Obua Konçertosu ile ilgili Andante dergisinde şöyle bir değerlendirmede bulunuyor: “Strauss’un bu sevimli Obua Konçertosu’nun pek sık seslendirilmemesinin ardında çok zor bir eser olması yatıyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
‘Fikri iktidar’ mı ideolojik bir dayatma mı? 23 Ekim 2020 | 41 Okunma Bahçeli sıyartıyor Erdoğan onu takip ediyor 21 Ekim 2020 | 1.094 Okunma Babacan sahaya indikçe... 19 Ekim 2020 | 2.303 Okunma J.Lennon’u dinleyip barışa ve sevgiye bir şans verin 18 Ekim 2020 | 114 Okunma Eğer adalet ve hakkaniyet ölçüsü kaybolursa 16 Ekim 2020 | 257 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar