Sakallı ve sakalsız yobazlık

Başlığın biraz kışkırtıcı olduğunun farkındayım, ama meramımı anlatabilmek açısından böyle bir giriş yapmaya ihtiyacım olduğu kanaatindeyim. Yazının genelinde bir anlam...

Başlığın biraz kışkırtıcı olduğunun farkındayım, ama meramımı anlatabilmek açısından böyle bir giriş yapmaya ihtiyacım olduğu kanaatindeyim. Yazının genelinde bir anlam kaymasına yol açmamak için hemen belirtelim; Kemalist paradigmanın Ortodoks yobazlarıyla dini bir takım hurafelere indirgeyen ve Allah’ın insanlara bahşettiği akıl ve iradeyi dışlayan sakallı yobazlar arasında görüntü dışında aslında çok büyük farklar yoktur. “Yobazlık” kavramını doğru anlayabilmek için öncelikle modernleşme kavramına tarihsel perspektiften bakmakta yarar var. Türkiye’nin modernleşme macerasının devlet merkezli bir modernleşme olduğunun altını çizmek gerekiyor. Kuşkusuz bunun tarihsel, toplumsal ve kültürel nedenleri var. Çünkü bizim siyasal geleneğimizde ‘devlet’ ‘birey’den önce gelir, cemaatçi toplum yapımızın kodları devletin bekasına odaklanmıştır. Ve doğal olarak bu geleneksel anlayışta ‘birey’e yer yoktur. Batı modernleşmesinde ise bireyin ve toplumun öne çıkarılması esastır, doğal olarak demokratikleşme de bireyin tercihlerini ön plana çıkarmaktadır. Türkiye özelinden baktığımızda, özellikle Cumhuriyet döneminde modernleşme uygulamalarının otoriter, buyurgan ve bireye şüpheyle bakan, yasakçı ve müdahaleci bir seyir izlediğini görürüz. İşte tam da bu yüzden Cumhuriyet’in ilk yıllarında bireyin dini tercihlerine iyi gözle bakılmamış ve dindarlara karşı hep mesafeli bir duruş sergilenmiştir.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yeni partilerin söylemleri daha köşeli olmalı 05 Ağustos 2020 | 79 Okunma Demokrasi istiyorduk hilafete mi döndük? 03 Ağustos 2020 | 171 Okunma Aya elimi uzatıp özgürlüğe dokunabilir miyim? 02 Ağustos 2020 | 216 Okunma İmamoğlu’na oy vermenin bedeli... 31 Temmuz 2020 | 1.754 Okunma Adaletin ömründen 1000 gün düşelim 29 Temmuz 2020 | 217 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar