Okumuş-yazmış dindarların hüzün verici hali

Türkiye’nin Batı ile olan ilişkilerinin görünür olmaya başladığı süreci, Tanzimat dönemi olarak tanımlamak sanırım daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır.

Bu dönem Osmanlı’da toplumsal, siyasal ve kültürel alanda büyük değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Batılılaşma rüzgarlarının estiği bu dönem aynı zamanda, Tanzimat aydınlarının eserlerinde İslami referansların da çokça kullanıldığı bir sürecin adıdır.

Başta Yeni Osmanlılar olmak üzere pek çok aydın, Batı aydınlanmasının temelini oluşturan özgürlük, hukuk, eşitlik gibi kavramları İslami kaynaklarda aramaya başlamışlardır.

İslam düşünce geleneğinin modern Batı düşüncesiyle karşılaşma aşamasında ortaya çıkan pek çok yeni kavram veya eski kavramların yeniden yorumlanması başta Namık Kemal olmak üzere İslamcı aydınlar, bir bakıma eserleriyle Osmanlı muhayyilesini tedricen dönüştürmeye çalışmışlardır.

Yeni bir hukuk anlayışına işaret eden bu yeni dönemde, Namık Kemal gibi İslamcı düşünürler tarafından üretilen fikirler aynı zamanda Tanzimat’ın kurumsal değişimlerine de kaynaklık etmiştir. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Hukukun olmadığı yerde özgürlük olmaz 21 Şubat 2020 | 359 Okunma ‘İslamcı’ siyasetin gelecek umudu olabil 19 Şubat 2020 | 594 Okunma Batı ahlaken çöküyor ama bizim ahlakımız 17 Şubat 2020 | 391 Okunma Batılılaşma mı bal kavanozunu yalamak mı 14 Şubat 2020 | 76 Okunma Ah şu dış politikadaki değerli yalnızlı 12 Şubat 2020 | 239 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar