Müslüman vicdanındaki iki korku

Müslüman toplumlar yüzyıllar boyunca yönetimsel anlamda iki korku arasında yaşamak zorunda kalmışlardır. Bunlardan birincisi özellikle Hicri birinci yüzyılda ortaya çıkan fitne yüzünden kurucu değerler...

Müslüman toplumlar yüzyıllar boyunca yönetimsel anlamda iki korku arasında yaşamak zorunda kalmışlardır. Bunlardan birincisi özellikle Hicri birinci yüzyılda ortaya çıkan fitne yüzünden kurucu değerler bağlamındaki devletin dağılacağı korkusu, diğeri ise devlet katından dayatılan baskı ve zulüm.

Bu yüzden siyasi yönetimin meşruiyeti, beka adına istibdada kurban edilmiştir. Ulama bazen maslahat adına, bazen de korku gerekçesiyle istibdat yönetimlerine rıza göstermeyi seçmiş ve böylece toplumun itaat etmesini öğütlemişlerdir.

Her ne kadar ulama ümmetin birliği adına böyle bir yolu seçmiş olsa da sonuçları Müslümanlar açısından yıkıcı olmuştur. Zira zulme rıza fitnenin önlenmesini sağlayamadığı gibi, İslam siyaset kültüründe ‘istibdat geleneği’ kalıcı hale gelmiştir.

Muhammed Muhtar Şankıti’nin, Cabiri’nin “Arap Ahlaki Aklı” kitabından naklettiği şu ifadeler, ‘fitne yükü’nün Müslüman dünyayı nasıl bir çıkmaza sürüklediğini göstermesi açısından son derece önemli: “Gerçek şu ki asli günah (İlk günah, Adem’in günahı) yükünden kendini kurtarmış olan İslam’daki dini vicdan, bu defa...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Böyle bir hukuk ayıbını hak etmiyoruz 02 Aralık 2022 | 435 Okunma İktidarın işi zor 6’lı masanın daha da zor… 30 Kasım 2022 | 640 Okunma Aklın ihmali ya da hurafenin iktidarı 28 Kasım 2022 | 343 Okunma Padişahlar klasik müziği keşfetmişti ya bugünküler… 27 Kasım 2022 | 97 Okunma Babacan: Arkadaşlarıma aday konusunda zihinlerinizi çalıştırmaya başlayın dedim 25 Kasım 2022 | 546 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar