‘Fikri iktidar’ mı ideolojik bir dayatma mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “fikri iktidarımızı gerçekleştiremedik” yakınmasını değerlendirirken, sadece Türkiye’nin değil, esas itibariyle Müslüman toplumların evrensel insani değerlere ve hakkaniyete dayalı bir dünya tasavvuru olup olmadığına bakmak gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İbn Haldun üniversitesinde yaptığı konuşmada dile getirdiği “Fikri iktidar” kavramının toplumda farklı değerlendirmelere yol açtığını belirtmem gerekiyor.

Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmiş yıllarda altını çizdiği “dindar nesil yetiştirme” hedefini esas alarak bir değerlendirme yapılacak olursa, “fikri iktidar”dan kastettiği, çerçevesini devletin ya da siyasal iktidarın tepeden belirlediği ideolojik bir kültürel iklimin ülkede hakim kılınmasını anlamak gerekiyor. Yani insanların hangi fikri ve kültürel değerlere göre yetişeceğine, nasıl bir ideolojiyle şekilleneceğine siyasal iktidar karar verecek.

Aslında Erdoğan konuşmasında bu fikri iktidarın çerçevesini net bir şekilde çiziyor: “Türkiye, kuru kuruya Batıcılık saplantısı yanında, yine aynı kaynağın ürünü pek çok sapkın ideoloji ve akımın zehrine maruz kalmış bir ülkedir. Fikri iktidarımızı kökü ve ruhu itibarıyla bize ait olmayan bir medeniyete kaptırmamızın sebebi, bu sapkın akımların önlerinin bilinçli bir şekilde açılmasıdır.”

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Aşı konusunda hayalimiz Avrupa gerçekler Çin... 04 Aralık 2020 | 577 Okunma Kim ezandan bayraktan rahatsız olur ki... 02 Aralık 2020 | 922 Okunma Şeffaflık yoksa itibar kaybı kaçınılmazdır 30 Kasım 2020 | 968 Okunma Caz sevmeyin ama kalbinizi yeni seslere açın 29 Kasım 2020 | 403 Okunma Zor ama Erdoğan’ın tek seçeneği reform 27 Kasım 2020 | 438 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar