Eğer İmamoğlu siyasi yasaklı yapılırsa…

Karar Gazetesi Yazarı Mehmet Ocaktan'ın bugünkü (14.11.2022)''Eğer İmamoğlu siyasi yasaklı yapılırsa...'' başlıklı yazısı.

Normalleşmenin kaybolduğu özellikle son beş yıldan bu yana, Türkiye’de olup bitenler karşısında şaşırma duygumuzu neredeyse tümden kaybettik.

Şu günlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili garip bir yargılama süreci devam ediyor. Bu davada öylesine tuhaf işler oluyor ki eğer yolun sonunda İmamoğlu’na siyasi yasak getirilirse artık ona da şaşırmayacağız.

Bu ülkede yaşayan ve birazcık olsun hakkaniyet duygusu taşıyan hiç kimse elbette istemeyecektir ama mahkemenin gidişatı ve iktidar çevrelerinden eser rüzgar 14 Aralık’a ertelenen davada İmamoğlu’na ‘siyasi yasak’ getirilmesi muhtemel gibi gözüküyor.

31 Mart İstanbul seçiminin iptal edilmesi üzerine Süleyman Soylu ve İmamoğlu arasındaki beyanat tartışmasında önce Soylu’nun İmamoğlu’na, sonra da cevaben İmamoğlu’nun Soylu’ya sarfettiği ‘ahmak’ sözcüğünün muhatabı açıkça belli olmasına rağmen, bu sözle İmamoğlu’nun YSK üyelerini hedef aldığı iddiasıyla açılan dava gerçekten akıllara zarar bir durum.

Nitekim İmamoğlu Cuma namazı çıkışında yaptığı değerlendirmede bu durumu net bir şekilde ifade ediyor: "Hakimin benim sözlerimin muhatabının sayın bakan olduğunu ısrarlı bir şekilde dile getirmiştir. Bu ısrarlı tarife rağmen savcının en üst noktadan cezayla ilgili mütalaa bildirmesi ya da bir beyanda bulunması çok şaşırtıcıdır, üzücüdür."

Hakimin beyanına rağmen hukuki sürecin, İmamoğlu’nu mahkum etme istikametinde ilerlemesi, ne yazık ki bu davayı siyasi bir çerçeveye hapsetmiştir ve esas endişe verici olan da budur. Zira uzun süredir zaaf içinde olan ‘hukuk devleti’ anlayışımız, bu dava ile daha da derinleşecek ve toplumun adalete olan güveni büyük yara alacaktır.

Bu dava İmamoğlu’nun mahkumiyetiyle sonuçlanırsa hukuk kaybedecek bu kesin. Ama bunun siyasi sonuçları, AK Parti açısından çok daha acıtıcı olacaktır. Çünkü biz bu fotoğrafı bir yerlerden tanıyoruz. Herkes hafızasını biraz tazelerse, bu davanın Tayyip Erdoğan’ın büyükşehir belediye başkanlığı döneminde aldığı ceza ile neredeyse birebir aynı olduğunu görecektir. O dava ile birlikte Erdoğan bütün Türkiye’de bir efsane haline gelmiş ve 20 yıllık hikaye esas o zaman başlamıştı.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İktidarın işi zor 6’lı masanın daha da zor… 30 Kasım 2022 | 351 Okunma Aklın ihmali ya da hurafenin iktidarı 28 Kasım 2022 | 342 Okunma Padişahlar klasik müziği keşfetmişti ya bugünküler… 27 Kasım 2022 | 91 Okunma Babacan: Arkadaşlarıma aday konusunda zihinlerinizi çalıştırmaya başlayın dedim 25 Kasım 2022 | 545 Okunma Rabia hikayesi için mutlu son mu? 23 Kasım 2022 | 432 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar