Dindarlık anlayışımızı sorgulamalıyız

Dindarlar olarak zaman zaman birbirimizin yüzüne bakmaktan bile utandığımız çok talihsiz günlerden geçiyoruz. İslami duyarlılığı olan her insan bilir ki Hz. Peygamberin en önemli...

Dindarlar olarak zaman zaman birbirimizin yüzüne bakmaktan bile utandığımız çok talihsiz günlerden geçiyoruz. İslami duyarlılığı olan her insan bilir ki Hz. Peygamberin en önemli vasfı Muhammed’ül-emin, yani güvenilir olmasıdır. O’na bir çok iftirada bulundular, getirdiği akideye karşı açıktan mücadele ettiler, ama hiçbir zaman güvenilmez ve doğru söylemez demediler. Prof. Dr. Ali Bardakoğlu Hoca diyor ki: “Hiç ikinci bir meşruiyet ölçüsü olmadı. Tek bir çizgisi oldu, ok gibi bir çizgisi oldu. Ne dedi? ‘Benim saçımı ağartan bir sure var.’ Ne diyor bu surede? “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.”

Önümüzde böylesine evrensel bir mesajın olmasına rağmen, günümüz dindarlarına baktığımızda yürek burkan bir tablo ile karşı karşıyayız. Dindar dünyaya mensup insanların o kadar çok “meşruiyet ölçüsü” var ki, kısacık ömürlerinin neredeyse her anında farklı istasyonlara savruluyorlar ve hiçbir evrensel ilkeyle kendilerini bağlı saymıyorlar.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
“Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı 23 Şubat 2019 | 3 Okunma Din ve siyaseti birbirine karıştırmadan. 21 Şubat 2019 | 4.451 Okunma Geri kalmamızın müsebbibi din uleması mı 19 Şubat 2019 | 55 Okunma Dindarlar neyi kaybettiler 17 Şubat 2019 | 4.469 Okunma Namık Kemal’i Abdülhamit’e oğlu mu jurna 16 Şubat 2019 | 13 Okunma
TÜM YAZILARI