Dindarların iktidarından geriye ne kalır?

Kuşkusuz ahlaki kriterler sadece dindarları değil, farklı inanç, kimlik ya da farklı ideolojik anlayışa sahip olan herkesi ilgilendiren vecibelerdir.

Rahmet dini olan İslam’a inanan bütün insanlar ve özellikle bu konuda hassasiyetleri yüksek olması gereken dindarlar, Hz. Peygamberin güvenilir, yani Muhammedü’l-emin olduğunu söyleyerek bugünlere geldiler. 

Ancak şu anda neredeyse toplumun hemen bütün kesimlerinde yaşanan ahlaki savrulmaya baktığımızda Muhammedü’l-emin anlayışının dindarların hayatı açısından çok da önemli bir örnek oluşturmadığı kanaati ortaya çıkıyor. Eminim ki pek çok kişi bu görüşe şiddetle itiraz ederek diyecektir ki: “Evet Hz. Peygamber bir doğruluk ve ahlak timsalidir ve bizim için peygamberin hayatından daha önemli bir örnek yoktur.” 

Müslüman bir toplumda böyle bir kanaatin genel bir söylem olarak dillendirilmesinden daha doğal bir durum olamaz zaten... Dolayısıyla Müslüman bir zihin yapısının hayata bakışı da doğal olarak böyle bir istikamette olacaktır. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Geri kalmışlığı dış güçlere bağlamak acziyettir 25 Eylül 2020 | 177 Okunma Siyasal dindarların çoklu baro halleri... 23 Eylül 2020 | 490 Okunma Kurumsal yıkımın izleri yıllar sürebilir 21 Eylül 2020 | 509 Okunma Sesi ve müziği ile büyüledi, ırkçılardan hep nefret etti 20 Eylül 2020 | 71 Okunma Ah şu CHP 1940’larda kalsaydı ne güzel olurdu! 18 Eylül 2020 | 242 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar