Dindar ve seküler mahallelerle sınırlı demokrasi

Yıllardır toplumun farklı kesimlerinde, memleketteki demokratik hayatın yeterince tekamül etmediği, özgürlükler ve insan hakları konusunda istenilen seviyenin yakalanamadığı yönünde şikayetler dillendirilir...

Evet Türkiye’nin bu konularda ciddi sıkıntılarının olduğu muhakkak. Ancak bu durumun sorumluluğunu sadece siyasal iktidarlara fatura ederek sonuç almak ya da çözüm üretmek mümkün değildir. Çünkü demokratik toplumun oluşumu, kültürel ve sosyolojik dinamiklerle birlikte düşünülmek zorundadır.

Dolayısıyla demokrasideki geri kalmışlığı izah edebilmek için, öncelikle Türkiye’nin kültürel ve sosyolojik kodlarını doğru okumaya ihtiyacımız var demektir. Bir kere, geleneksel sağ ya da sol tanımı itibariyle Türkiye toplumu cemaatçi bir kültürden beslenmektedir. Daha açık ifade etmek gerekirse; sağ tanımı içinde yer alan farklı grupların, anlayışların, mahallelerin davranış biçimleri de, sol içinde yer alan farklı ideolojik tonlardaki hiziplerin, grupların tepkileri ve refleksleri de genel olarak cemaatçi bir sosyolojinin ürünüdür.

***

Aslında özgürlükler ve insan hakları konusundaki şikayetlerimizin büyük bir bölümü, mevcut toplumsal yapıdan kaynaklanmaktadır. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Seçimin neden iptal edildiği bir muamma 24 Mayıs 2019 | 580 Okunma Hukukun üstünlüğü olmadan güçlü ekonomi 22 Mayıs 2019 | 370 Okunma İstanbul’u kim kazanır? 17 Mayıs 2019 | 1.152 Okunma Siyasetin dilindeki sükunet birlikteliği zenginleştirir 15 Mayıs 2019 | 157 Okunma Dindarlar hiç böyle bir hayal kurmamıştı 13 Mayıs 2019 | 849 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar