Demokrasimizin temel ihtiyacı kuvvetler

Türkiye demokrasisi, kuvvetler ayrılığı prensibinin yerleşmesi bakımından 1924 Anayasasından başlayarak çok önemli fırsatları kaçırmıştır.

 Öncelikle 1924 Anayasası Meclis’in üstünlüğü ve “kuvvetler birliği” esasına dayanıyordu. Bu anayasa ‘millet iradesi’nin üstünlüğünü esas almış, ancak hürriyetlerin kullanımını teminat altına alacak esasları belirleyememiştir.

“Türkiye’nin On Uzun Yılı” adlı kitabında kuvvetler ayrılığının önemine dikkat çeken Taner Demirel 1924 anayasasının eksikleri konusunda şöyle bir tespitte bulunuyor: “Hürriyet, başkasına zarar vermeyecek her şeyi yapabilmektir. (m. 68) denilerek klasik liberal özgürlük anlayışı anılmış, ancak bu özgürlüklerin hayata geçirilmesinde faydalı oldukları kanıtlanmış hükümlere, siyasi iktidarı sınırlandırabilecek, muhalefetin varlığını teminat altına alabilecek kontrol ve denge mekanizmalarına yer verilmemişti. Anayasa mecliste çoğunluğu elinde bulunduran gücün (ya da siyasi partinin) temel hak ve hürriyetlere karşı bir tehdit oluşturabileceği ihtimalini düşünerek bunu önleyici herhangi bir tedbir getirmiş değildi. (s. 65)”

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
S-400 flörtünün dayanılmaz cazibesi... 22 Temmuz 2019 | 460 Okunma Müslümanların engizisyonu olur mu? 19 Temmuz 2019 | 158 Okunma Ümmeti Batı ile karşılaştırmak caiz midi 15 Temmuz 2019 | 80 Okunma K. Washington kalbindeki o müziği çaldı. 13 Temmuz 2019 | 6 Okunma ‘Kutsal devlet’ geleneğimiz hiç değişmed 11 Temmuz 2019 | 58 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar