Birileri bu hikâyeyi bize izah edebilir

Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınmaları sonrasında “millet iradesi”nin önemine vurgu yapanlara karşı özellikle iktidar endeksli medya tarafından başlatılan...

Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınmaları sonrasında “millet iradesi”nin önemine vurgu yapanlara karşı özellikle iktidar endeksli medya tarafından başlatılan linç kampanyasını ibretle izliyoruz. Çok doğaldır ki, demokratik hukuk devletlerinde hiçbir yargısal süreç başlatılmadan halkın oylarıyla seçilen belediye başkanları görevden alınamazlar. Dolayısıyla bu konuda hakka-hukuka, hakkaniyete işaret etmek, hukukun üstünlüğünü savunmak bir suç ve ayıp değildir. Bu demokratik tavrın “terör seviciliği” ile bir ilgisi olmadığı gibi, millet iradesini savunmayı terörle birlikte ifade etmek asla vicdanlı bir davranış değildir. Bu linç kampanyasını görünce, hafızalarımızı tazelemek için geçtiğimiz birkaç ay içinde yaşananları yeniden hatırlamakta yarar var sanırım. Hatırlayalım, 23 Haziran’da yeniden tekrarlanan İstanbul büyükşehir seçimleri öncesindeydi. İktidar bloğu İstanbul’daki tehlikeyi görmüş ve bir arayış içine girmişti. Ve bir anda ortalığı İmralı hikayeleri kaplamıştı. İşte o günlerde Ali Kemal Özcan adındaki bir Öcalan uzmanı bulunmuş ve Cumhurbaşkanına götürülmüştü. Bu akademisyenin kendi ağzından cümleleri aynen şöyle: “Ben bu örgütü ve Öcalan’ı çalışıyorum ve bu yapıyı çok iyi biliyorum.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Muhalefetin dili toplumda... 20 Eylül 2019 | 122 Okunma İmam-ı Azam bugün yaşasaydı müebbetle ya 18 Eylül 2019 | 410 Okunma Yeni siyasi oluşumlar ve Bahçeli’nin gay 15 Eylül 2019 | 34 Okunma Ruhlarımızı selamlayan Mick Jagger 14 Eylül 2019 | 10 Okunma Şule Yüksel ve Hatice Babacan’ın hikayes 12 Eylül 2019 | 16 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar