Başörtülüler ‘irticacı’ mı, ‘vitrin mankeni’ mi?

Eğer bu ülkede sağcısıyla, solcusuyla, İslamcısıyla-dindarıyla hep birlikte bu tür gericiliklere karşı sesimizi yükseltemezsek birlikte yaşamayı hak etmiyoruz demektir.

Siyasetin, başörtüsünü “irtica” olarak gören arkaik zihniyetle, kendisine biat etmeyen başörtülüleri “vitrin mankeni” olarak gören zihniyet arasına sıkışması büyük bir talihsizlik.

Türkiye’nin gerek siyasi partileri, gerekse farklı toplum kesimleri arasındaki ilişkiler genel olarak bir tahammülsüzlük kültürü üzerinden şekillenmektedir.

Çok partili hayata geçtiğimiz ilk günden içinde bulunduğumuz ana kadar siyasi tarihimize baktığımızda gördüğümüz manzara ne yazık ki hiç iç açıcı değil. Siyasi partiler zaman zaman birbirlerini ihanetle, casuslukla, darbecilikle ve hatta “irticacı” olmakla suçlamışlardır. Ve ne yazık ki siyasetin tepesindeki bu keskin kavgalar, zamanla toplumda rövanşizm duygusunu besleyen zehirli bir iklime dönüşmüştür.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Nick Cave usta! Barış da bir gün gelir mi? 17 Ocak 2021 | 70 Okunma Güvenilir insan değilsek ahlak bize ne yapsın... 15 Ocak 2021 | 621 Okunma Asiltürk AK Parti ve MHP’yi kurtarabilir mi? 13 Ocak 2021 | 1.306 Okunma Boğaziçi fethedildi ama hâlâ aşımız yok... 11 Ocak 2021 | 750 Okunma Bismillah Abdullah İbrahim’le yeniden caz 10 Ocak 2021 | 120 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar 1 yorum