ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Diyelim ki ‘demokrasi masalı’nın sonu

Demokrasiye yapılan itirazların temelinde; “Demokrasi Batı düşünce sisteminin bir ürünüdür, dolayısıyla İslam düşüncesiyle uzlaşması mümkün değildir” tezi yatıyor .

Mehmet Ocaktan
Mehmet Ocaktan Karar Gazetesi
10 Ağustos 2018 | 100
Demokrasiye yapılan itirazların temelinde; “Demokrasi Batı düşünce sisteminin bir ürünüdür, dolayısıyla İslam düşüncesiyle uzlaşması mümkün değildir” tezi yatıyor. Bu itirazlardan çıkarak diyelim ki ‘demokrasi masalı’nın sonu geldi ve “İslam dünyası, demokrasi masalı ile sömürüye açık hale getirildi. ” İyi güzel de bu demokrasi taşlama işi, İslam toplumlarının şu anda içine düştüğü zilletten kurtulması için çare olabilir mi? Eğer gerçekten böyle olsaydı, Müslüman dünya kendi kaynaklarına dönerek adaleti ve ahlakı esas alan yepyeni bir yönetim modeli oluşturabilir ve bütün dünyaya da örnek olarak sunabilirdi. Maalesef şu ana kadar Müslüman dünyada böyle bir model oluşturulabilmiş değil. Kuşkusuz bu konuda somut örnekler üzerinden gitmekte yarar var; Türkiye dahil bütün İslam ülkelerinde demokratik dünyanın bir kötülük simgesi ve de demokrasinin matah bir sistem olmadığı yönünde sayısız eleştiri yapılıyor, nutuklar atılıyor. Ama ne hazindir ki, demokrasi reddiyeciliği yapanların hemen hepsi Batı demokrasilerinin ürettiği lüks arabalara ve uçaklara biniyor, onların ürettiği makineleri kullanıyor. Hatta öyle ki ‘yerli’ olarak tanımlanan araçların, makinelerin önemli parçalarını, inovasyonunu bile aynı ülkelerden tedarik ediyorlar. Madem demokrasi bir kötülük simgesidir, o zaman bu kötülüğe bulaşmayalım ve her şeyi kendimiz üretelim. Kabul edelim ki, gerçek dünya bizim kafamızdaki masallarla pek uyuşmuyor. Ne yazık ki ‘şanlı tarih’ hikayelerine yaslanarak yeni teknolojiler üretemiyoruz, dünya ile yarışacak bilim insanları yetiştiremiyoruz. Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER